KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/18817 E., 2017/10971 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2017
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Tebligat Kanunu'nun 10.maddesine göre; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir."
"(Ek fıkra:11/01/2011-6099 S.K.3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."
Belirtilen yasal düzenleme uyarınca, muhataba çıkarılacak tebligat, öncelikle muhatabın bilinen en son adresinde Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre yapılacak, bilinen en son adrese çıkartılan bu tebligattan sonuç alınamaz ise, Tebligat Kanunu'nun 10.maddesi gereği muhatabın adres kayıt sestemindeki adresi esas alınarak (Tebligat Kanunu'nun madde 21/2 uyarınca) tebliğ işlemleri yapılacaktır.
Somut olayda, davalı ... tarafından süre tutum dilekçesi verilmiş fakat gerekçeli karar davalının bildirdiği adresine değil, doğrudan Mernis adresine tebliğ edilmiş olup, davalıya yapılan bu tebligat usulsüzdür.
Şöyle ki; yukarıda açıklandığı üzere, TK'nun 21.Maddesine göre Mernis adresine tebligat yapılabilmesi için, daha önce davalının bildirdiği adresine kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Oysa gerekçeli karar TK 21.Maddesine göre doğrudan Mernis adresine yapılmıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/18817, K. 2017/10971, 4 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama