KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/18914 E., 2018/5080 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2018
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; davalının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, ödenmeyen kaçak elektrik bedellerinin tahsili için davalı hakkında ... İcra Müdürülüğünün 2014/8063 Esa sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.Mahkemece rapor doğrultusunda itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... İcra Müdürlüğünün 2014/8063 esas sayılı takibinin iptaline ve davalının asıl alacak miktarının %20’si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle yapılan takibe vaki itirazın iptali isteminden ibarettir.İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır.
Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.İtirazın iptali davasında, mahkemece yapılan yargılama neticesi alacaklı davacının alacağının bulunduğu ve davalı borçlunun ödeme emrine yaptığı itirazın haksız olduğuna karar verilir ise itirazın iptaline ve talep halinde İİK 67/2 maddesi gereği tespit edilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilir.
Diğer taraftan Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Somut olayda, mahkemece alacaklı davacının alacağının bulunduğu ve davalı borçlunun ödeme emrine yaptığı itirazın haksız olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği halde, hüküm yerinde, gerekçe ve davanın kabulü ile bağdaşmayacak şekilde “takibin iptaline” karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/18914, K. 2018/5080, 14 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama