KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/18928 E., 2018/5739 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2018
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; hakkında ... 5. İcra Müdürlüğünün 2012/2654 takip sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, dosyanın kesinleşerek kayıtlı tapulu yerine haciz konulduğunu, bunun üzerine ...'a gittiğini ve itirazda bulunduğunu, ancak adına kayıtlı ...numaralı abonelikten kaynaklı 2012 yılına ait hiç bir borcu bulunmadığını öğrendiğini, borcu bulunmadığını gösteren belgeye rağmen hakkında icra takibinin devam ettiğini belirterek borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı; sayacın davacı üzerine kayıtlı olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davacının ... abone numarası ile geçici abonelik kaydının bulunduğu ve bu aboneliğe ait kaçak elektrik borcunun bulunduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dava kaçak tespit tutanağından kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde. “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar..” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3.maddesinde. “Mal.
Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları ifade eder. Satıcı.
Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar.Tüketici ise, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan kanunun 3/d maddesinde.
“Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.Bir hukuki işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için; kanunun amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı ile davalı arasında, geçici abonelik sözleşmesinin bulunduğu, abone grubunun mesken olduğu,
bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve davacının da 6502 sayılı yasa kapsamında, ''tüketici'' tanımına uyduğu açık olup, olayda 6502 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Bu duruma göre, uyuşmazlığın çözümü Tüketici Mahkemelerinin görevi içerisindedir.Hal böyle olunca, mahkemece; o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi, aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde esasa ilişkin hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/18928, K. 2018/5739, 23 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama