KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/19177 E., 2018/6093 K.·Mahkemesi:tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2018
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, sayaca müdahale ederek kaçak elektrik kullanan davalı hakkında ... 24.İcra Dairesinin 2014/19828 Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini ileri sürerek davalının toplam 6.397,91 TL alacaklarına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, %20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, tespitin yapıldığı yerin ...Dernekler Federasyonuna ait olduğunu, burada yalnızca işletmecilik yaptığını, geliri ve giderinin fedarasyona ait olduğunu, sadece vergi mükellefi göründüğünü, kurumla sözleşme yapmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 6.047,32 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve alacağa takip tarihinden itibaren %16,80 oranında faiz uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir.28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları
kapsar..” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3.maddesinde. Mal, alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları ifade eder.
Satıcı, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar.Tüketici ise, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan kanunun 3/d maddesinde.
“Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.Bir hukuki işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için; kanunun amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda, 08.05.2010 tarihli kaçak tespit tutanağında, kullanıcının sözleşmesiz enerji kullandığının tespit edildiği, davacı kurum ile davalı arasında herhangi bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, bu kapsamda uyuşmazlığın "abonesiz kaçak elektrik kullanımı" şeklindeki haksız fiil iddiasından kaynaklandığı ve bu haliyle uyuşmazlığın 6502 sayılı yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümü genel mahkemenin (Asliye Hukuk Mahkemesi) görevi içerisindedir.Hal böyle olunca, mahkemece; çekişmenin Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde esasa ilişkin hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/19177, K. 2018/6093, 30 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama