KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/19347 E., 2018/6096 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2018
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının ...
Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çocuk doktoru olarak çalışmakta iken 4958 sayılı SSK Kanunu'nun 17/5 maddesine göre kendisine yapılan döner sermaye ek ödemelerinden eksik gelir vergisi ve damga vergisi hesaplanarak tevkifat yapıldığının tespit edildiğini, 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırılarak ilgili vergi dairelerine ödeme yapıldığını, vergi mükellefi olmayıp vergiyi ilgili vergi dairesine aktarmakla sorumlu olduğunu, vergi mükellefinin ek ödeme yapılan personel olduğu, davalı adına idarece vergi dairesine ödenen 4.577,87-TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 28.maddesi uyarınca, personele yapılacak ek ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesintisi yapılamayacağını, gelir vergisi kesilmesine yönelik araştırma raporunun kabul edilemeyeceğini bildirerek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davanın kabulü ile, eksik gelir vergisi ve damga vergisi tevkifatı nedeni ile 4.577,87 TL alacağın dava tarihi olan 10.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
HMK 266. ve devamı maddelerinde; "bilirkişilik" müessesesi düzenlenmiş olup, anılan maddede mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceğinin belirtildiği, yine aynı kanunun 282.maddesine göre, bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder.
Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir.
Somut olayda; mahkemece yargılama sırasında dört bilirkişi raporu alınmış, alınan raporlardan ilkinde 4.577,87 TL'nin iadesinin gerektiği şeklinde görüş bildirilirken bu rapordan sonra alınan bilirkişi kurul raporlarında vergi kesintisinin yapılmasının mümkün olmadığı, iade talebinin yasalara uygun olmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir.
Gerekçeli kararda anılan bilirkişi raporları irdelenmediği gibi raporlara itibar edilmeme sebebi de açıklanmaksızın raporların aksi yönde karar verildiği anlaşılmıştır.Hal böyle olunca; mahkemece alınan bilirkişi raporlarına neden itibar edilmediği belirtilmek sureti ile yürürlükteki mevzuat hükümleri gözetilerek, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli, ayrıntılı hesaplama yapılarak tayin ve tespiti yönünden, önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik konusunda uzman bilirkişi kurulunda rapor alınarak, hasıl olacak sonucu dairesinde hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/19347, K. 2018/6096, 30 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama