KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/19404 E., 2018/6597 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2018
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanma davalarının derdest olduğunu, davalının annesi ile birlikte ...’da iken kendisini arayarak boşanma kararı aldığını ve eşyalarını toplayarak gitmesini istediğini, müşterek konuttan sadece şahsi eşyalarını alarak ayrıldığını, ziynet eşyalarının davalının annesi tarafından alınarak kasasına konulduğunu ve bir daha da verilmediğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ziynet alacağı olarak şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; 02.03.2016 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek talebini 67.900,00 TL’ye çıkartmıştır.
Davalı; kendisi ...’da iken davacının aile fertlerini çağırarak tüm eşyalarını alıp ortak haneyi terk ettiğini ve boşanma davası açtığını, davacının planlı ve tasarlayarak evden ayrıldığını, annesinin düğün ertesi altınları alıp davacıya vermediği hususunun gerçek dışı olduğunu, çeşitli tarih ve zamanlarda davacı kadının ziynet eşyalarını kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın her türlü şüpheden uzak kesin deliller ile kanıtlanamaması ve HMK’ya göre davacı vekilinin yemin deliline dayandığını açıkça beyan etmemesi sebebi ile mevcut deliller çerçevesinde davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. Maddesi “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” hükmünü içermektedir.
Davacının ziynet eşyalarına yönelik talebi reddedildiğine göre reddedilen miktar üzerinden davalı yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nisbi vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/19404, K. 2018/6597, 7 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama