KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/19427 E., 2018/6233 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2018
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; boşanma davasına karşı açtığı ve tefrik edilen davada; davalının evden zorla kovduğunu, ziynet, çeyiz, şahsi eşyalarının davalıda kaldığını belirterek; ziynet ve kendisine ait eşyaların aynen iadesine mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 37.675,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, iddiaların doğru olmadığını, belirtilen ziynet eşyaların cins ve miktarının gerçeği yansıtmadığını, ziynetlerin davacı tarafından giderken yanında götürüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacı kadına alınan tüm ziynet eşyalarının davalılarda kaldığı, davacı kadının hiçbir eşyasını alamadan evden ayrıldığı, ... üzerinde yapılan tespitlere göre mevcut olduğu anlaşılan ziynet eşyaları ve para yönünden davacının haklı olduğu,
diğer ziynetler yönünden somut delil bulunmadığından ziynet eşyalarına ve paraya ilişkin talebin kısmen kabulü ile aynen iadesine olmadığı takdirde bedelleri toplamı 11.683,18 TL nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline, keşif mahallinde davacıya teslim edilen dava konusu eşyalar yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
davacının şahsi eşya listesinde yazılı olup keşif mahallinde bulunmaya eşyaların davacı tarafça çeyiz olarak götürüldüğü ispatlanamadığından 4 kalemden ibaret bu eşyalar yönünden davanın reddine ve diğer altı kalem eşyanın da davalı ve davalının aile yakınları tarafından alınmış olması nedeniyle davalının kişisel malı olduğundan bu eşyalara yönelik talebin reddine, keşif mahallinde bulunamayan bir adet halının da ortak eşya olarak alındığı sabit olmadığından davacının bu talebinin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dosyanın incelenmesinde; dava konusu ziynet eşyalarından 30 adet çeyrek altın talep edildiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre cd üzerinde yapılan tespitlerde 10 adet damada 9 adet geline olmak üzere toplam 19 çeyrek altın takıldığının belirtildiği, dinlenen davalı tanık beyanında da 19 çeyrek altın takıldığının ifade edildiği, mahkemece cd üzerinde tespit edilen ziynet eşyaları yönünden davanın kabulüne ilişkin gerekçe oluşturulmasına karşın 10 çeyrek altın yönünden davanın reddedildiği görülmektedir.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına, örf ve adete, ülke gerçekleri ile yöresel geleneklere göre;
evlenme sebebiyle, gerek ailelerce ve gerekse yakınlarınca kadına geleceğinin güvencesi olarak takılan ziynet eşyaları (altın vs.) emaneten (geçici olarak) takıldığı konusunda kadının bir kabulü olmadığı sürece, düğünde davacı kadına bağışlanmış sayılır. Aynı biçimde, düğünde erkeğe takılan ziynet eşyaları açısından da kadının herhangi bir biçimde kabulü söz konusu olmadıkça ve aksi de kanıtlanmadıkça kocanın bu eşyaları eşine bağışladığı kabul edilir.
O halde; mahkemece; aksi iddia ve ispat edilmediğine göre, düğünde erkeğe takılan 10 çeyrek altının da, davalı tarafından davacıya bağışlanmış sayıldığından, bu eşyalar yönünden de talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/19427, K. 2018/6233, 31 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama