KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/19758 E., 2018/6240 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2018
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; davalının kaçak elektrik kullandığının tespit edilmesi üzerine mevzata uygun tahakkuklar yapıldığını, borcunu ödememesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız bir şekilde itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı; enerji kullandığı gün sayısı itibariyle fahiş fatura düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davanın 26.762,62 TL yönünden kabulü ile 9510,39 TL yönünden reddine, ...
İcra Müdürlüğünün 2012/460 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, gecikme zammı ve gecikme zammı KDV'si ile birlikte takibin 37.762,62 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatına hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde taraflarca temyiz edilmiştir. HMK’nın 297.maddesinde bir hükmün neleri içermesi gerektiği tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir.
Buna göre, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur.
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 47.273,01 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının borcun 11.000,00 TL’lik kısmını kabul ettiği, takibin 36.273,01 TL’lik kısmının durdurulduğu, davanın da 36.273,01 TL üzerinden açılmasına rağmen mahkemece infazda tereddüt yaratacak şekilde davanın 26.762,62 TL yönünden kabulü ile 9510,39 TL yönünden reddine, takibin 37.762,62 TL üzerinden devamına karar verildiği anlaşılmaktadır.O halde mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ile dava konusu talep miktarı dikkate alınarak,
hüküm altına alınan kalemlerin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak nitelikte HMK'nın 297. maddesine aykırı hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmaya gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/19758, K. 2018/6240, 31 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama