KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/19997 E., 2016/12535 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2016
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacı ile davalı diş hekiminin müvekkiline implant ve protez uygulaması yapmak üzere anlaştıklarını, davalının öncelikle implant uygulamasını yaptığını ardından protez dişlerin takıldığını ancak bu işlmelrden sonra müvekkilinin ağzında günlerce kanama olduğunu, yapılan protezin çenesi tam oturmadığını ve dayanılmaz acılar çektiğini, sonrasında bu implant ve protez dişlerin çıkarılmak zorunda kaldığını belirterek, 20.400 TL ve 1.600 Euro maddi tazminat ile 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın hem 4077 sayılı Tüketici Koruma Kanunu ve hem de 6502 sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu kapsamında tüketici mahkemesinin görevinde olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek, dosya daha önce Tüketici mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiş olmakla dosyanın merci tayini için Yargıtay ilgili dairesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; davalı diş hekimi tarafından davacı için yapılan implant ve protez diş uygulaması sonucunda uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/l maddesinde tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 73. maddesinde ise bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Buna göre 6502 sayılı yasa gereği eser sözleşmesinden kaynaklanan davalara bakma görevi tüketici mahkemesine ait ise de; 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Geçici 1/1. maddesinde; Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davaların açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu bağlamda, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin (davanın açılış tarihi itibariyle) 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın 4077 sayılı "Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun" hükümleri kapsamında olduğu göz önüne alındığında uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/19997, K. 2016/12535, 8 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama