KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/20258 E., 2018/3628 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2018
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; dava dışı ...Genel Müdürlüğü tarafından taşınmazlarının kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin yatırıldığı banka tarafından taşınmaz üzerindeki vakıf şerhi nedeniyle toplam 108.114 TL taviz bedelinin 02.06.2014 tarihinde davalı idareye ödendiğini, vakıf şerhinin gayri sahih olması nedeniyle yapılan ödemenin yersiz olduğunu ileri sürerek; 108.114 TL'nin ödendiği 02.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmişlerdir.
Davalı; taviz bedelinin davacılar tarafından idare veznesine yatırılmamış olması nedeniyle davanın husumet yönünden reddini gerektiğini, ayrıca davacılara ait taşınmazın taviz bedeline tabi olmamasına rağmen banka şubesi tarafından taviz bedeli kesintisinin yapıldığını, davacıların davadan sarfınazar ederek müracaat etmeleri halinde paranın idari yoldan ödeneceğini, kaldı ki faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinin tebliğ edildiği 15.01.2015 tarihi olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 108.114 TL’nin 02.06.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayanan iade davasıdır.
TBK'nun 117. maddesi uyarınca; davalının kötü niyetli olduğu ispat edilmediği gibi, dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü de iddia edilmemiştir. Bu nedenlerle, hüküm altına alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/20258, K. 2018/3628, 6 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama