KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/20385 E., 2018/7639 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2018
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalıların murisi ... ile 2005 yılında tanıştıklarını, murisin müteahhitlik yaptığını söyleyerek iş ortaklığı talebinde bulunduğunu bunun üzerine yurt dışında iken 12/09/2005 tarihinde ... Çarşı Şubesi yoluyla 24.300 Euro'yu muris ...'e havale ettiğini, daha sonra ortaklık kurulmasından vazgeçildiğini, ancak gönderilen paranın kendisine iade edilmediğini, murisin 2006 yılında vefat ettiğini öğrendiğini beyan ederek sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak 24.300 Euro'nun TL karşılığı olan 83.045,25-TL'nin davalı mirasçılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar; dava konusu havale 2005 tarihli olduğundan zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafın dava dışı... ile inşaat yapımı konusunda anlaşma yaptığını, havale tarihi itibariyle inşaatın devam ettiğini, gönderilen havalenin inşaat için olup, davacının...'ın isteği doğrultusunda muris ...'e para gönderdiğine dair kabul beyanı bulunduğunu, davacının parayı...'a gönderdiğini, ancak muris ...'in hesabını aracı olarak kullandığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak...'dan alamadığı parayı kendilerinden almaya çalıştığını belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece; dava konusu havalenin davacı ile... arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre ve...'ın talebi doğrultusunda inşaatta kullanılmak amacıyla muris ... hesabına 24.300 Euro gönderildiği, buna karşılık... tarafından 30.000 Euro senet verildiği, senetteki imzanın muris ... ve... elinden çıkmadığının sabit olduğu gözetilerek davalılar yönünden haksız zenginleşme söz konusu olmadığı gerekçesi ile sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; 12.09.2015 tarihli banka gönderi belgesine istinaden bina ve arsa satın alma için gönderilen paranın, bina ve arsa alımı için kullanılmaması ve iade edilmemesi nedeniyle iadesi talebine ilişkindir.
Davacı, “bina ve arsa satın alma” açıklaması ile dava konusu parayı davalıların murisi ... hesabına göndermiş ve paranın belirtilen amaç için kullanılmaması ve iade edilmemesi üzerine bu davayı açmıştır. Davalılar, paranın muris hesabına gönderildiğini inkar etmemişler, bu paranın dava dışı... ile davacı arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden yürütülen inşaat için dava dışı İsmail’in talebi doğrultusunda bu kişiye gönderildiğini, murisin hesabının aracı olarak kullanıldığını savunmuşlardır.
Bu durumda mahkemece, dava konusu paranın davalılar murisi hesabına gönderilmiş olduğu, davalıların, murisin paranın gönderilme amacına yönelik edimi yerine getirdiği savunmasında bulunmadıkları, hesabın araç olarak kullanılıp kullanılmamasının ve paranın dava dışı... talebi doğrultusunda gönderilmiş olup olmamasının muris ile dava dışı İsmail arasındaki iç ilişki olup onları bağlayacağı, dava dışı İsmail’in de ceza soruşturması kapsamında gönderilen paradan haberdar olmadığını beyan etmiş olduğu dikkate alınarak; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/20385, K. 2018/7639, 5 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama