KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/20527 E., 2018/8185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2018
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
..... Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, abonelik sözleşmelerindeki imzaların kendisine ait olmadığını, suç duyurusunda da bulunduğunu, aleyhine icra takibi yapıldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine, sözleşmelerin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, icra takibi yapılınca sahte imza iddiasında bulunulduğunu belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir .
Mahkemece, Davanın KABULÜNE,
........ esas sayılı icra takibinin İPTALİNE,
Dava konusu icra takibinin asıl alacak miktarı olan 2.933,52 TL'nin %20'si olan 586,70 TL'nin kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İcra takibine konu aboneliklere ilişkin borcun davacıya ait olmadığının TESPİTİNE,
İcra takibine konu aboneliklere ilişkin olarak;
1- .......nolu GSM numarası,
2- ..... nolu GSM numarası,
3- .....nolu GSM numarası,
4- .....nolu GSM numarası ve
5- ....... nolu GSM numarası olmak üzere toplam 5 adet GSM hattına ait aboneliklerin İPTALİNE karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)HMK.nun 26/1 maddesinde “Hakim tarafların talep sonucuyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez...” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda davacı, dava dilekçesinde,.......nolu hatta ait abonelik sözleşmesinin iptalini istememiştir .
O halde mahkemece; davacının talebi doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
....
2-) İİK'nun 72.maddesinde açılan menfi tespit davası sonucu verilecek hükmün niteliği belirtilmiş olup, icra takibinin iptaline hangi hallerde karar verileceği aynı yasanın 71.maddesinde açıklanmıştır. Bu nedenle, davacının borçlu olmadığının tespiti ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca icra takibinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. 3-) Bozma nedenlerine göre diğer temyiz sebeplerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir .
.......
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/20527, K. 2018/8185, 10 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama