KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/20542 E., 2018/8507 K.·Mahkemesi :...... Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2018
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali menfi tespit ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı; .........AŞ müşterisi olduğunu, alt yapı yetersizliğinden dolayı 6 aydan fazladır hizmet alamadığını, aboneliğinin farklı bahanelerle iptal ettirilmediğini ve fatura tahakkuk ettirilmek sureti ile zarara uğratıldığını beyan ederek aboneliğinin iptaline, faturalandırma işleminin tedbiren durdurulmasına ve haksız tahsil edilen fatura bedellerinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davaya konu uyuşmazlığa bakmakla...... Heyetlerinin görevli olduğunu ve ...... ...... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının alt yapı eksikliği nedeni ile hizmet alamadığına dair iddiaları yersiz olup, talebinin sözleşmeye aykırı olduğunu, ayrıca abonenin adres değişikliği nedeni ile nakil taleplerinde bulunduğu yerde alt yapı yetersizliğinden dolayı verilemeyen hizmetten kendisinin sorumlu olmayacağının sözleşmede hükme bağlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; taraflar arasında düzenlenen sözleşmede altyapı hizmetlerinin yetersizliği sebebiyle ......nin hizmet alamasa da fatura ödemeye devam edeceği yazılmış ise de bu kararlaştırmanın haksız şart niteliğinde olup geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının ayıplı hizmeti nedeni ile taraflar arasında düzenlenen 25/09/2012 tarihli......... abonelik sözleşmesinin iptaline, davacının hizmet alamadığı döneme ilişkin ödediği 105,10 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2016 yılı Ocak ayından itibaren düzenlenen faturalardan dolayı davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince;
Somut olayda; dava, taraflar arasındaki sözleşmenin iptali istemine de ilişkin olup, davanın kabulüne karar verildiği halde, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, istirdatına karar verilen 105,10 TL üzerinden davacı lehine nispi vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiştir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 436/2 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/20542, K. 2018/8507, 13 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama