KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/20938 E., 2017/17155 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2017
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalıdan olan alacağı nedeniyle ... 1.İcra Müdürlüğünün 2014/682 esas sayılı dosyası üzerinden başlattıkları ilamsız icra takibine borçlunun yetki itirazında bulunması üzerine, yetki itirazının kaldırılması için açtıkları davanın ... 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/132 sayılı dosyası ile reddedildiğini, bu karar kesinleştikten sonra yasal süresi içinde icra dosyasının yetkili ...
2.İcra Müdürlüğünün 2014/3127 esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığını, borçlu davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, borcunu ödediğini iddia ettiğini ancak dosyaya herhangi bir ödeme belgesi sunmadığını, borçlunun takip borcunu davacıya ödediğini iddia ettiğinden ispat yükünün borçluya geçtiğini, cep telefonuna gelen mesajda da borcunu ikrar ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; borcu kabul etmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacıya borç ikrarını içeren herhangi bir kısa mesaj göndermediğini, davacı tarafından iddia edilen ödünç sözleşmesinin geçerli olmadığını, davacının icra takibine dayanak yaptığı belgede 7000 gram has altın borcunun olduğuna ilişkin hiçbir bilgi, beyan yer almadığını, davacının alacaklı olduğu iddiası ile haksız ve kötüniyetli olarak on yıldan fazla zaman geçtikten sonra hayatın olağan akışına ters düşen bir şekilde astronomik bir bedelin ödenmediği iddiasıyla icra takibine başladığını ileri sürerek davanın reddine ve davacı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, davalı borçlunun ... 2.İcra Dairesinin 2014/3127 esas sayılı dosyası üzerinden aleyhine yürütülen icra takibine yapmış olduğu itirazının iptaline, davalı borçlunun takibe haksız olarak itiraz ettiği ve alacağın likit olduğu anlaşılmakla takibe konu asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Somut olayda, dava konusu alacak yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değilse de, bu hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3.maddesinin yollamasıyla HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/20938, K. 2017/17155, 6 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama