KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/21382 E., 2018/9169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2018
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
...... Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalının yapmış oldukları sözleşme gereği elektrik abonesi olduğunu, ödenmemiş faturalar nedeniyle davalı hakkında 33.919,96 TL asıl alacak, 27.033,49 TL gecikme zammı ve 4.866,06 TL KDV olmak üzere toplam 65,819,51 TL üzerinden .......... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, ancak borçlu davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalıdan alacaklı olduklarını beyan ederek 65.819,51 TL’nin icra tarihi olan 09.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davalının davaya konu adresteki elektrik sayacına abone olması sıfatıyla tahakkuk eden 10 adet faturadan sorumlu olacağı, davacı şirketin müterafik kusurunun düşürülmesi sonucunda davanın kısmen kabulü ile davalının ............sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın iptaline takibin 33.867,26 asıl alacak 27.030,40 gecikme faizi, 4.865,50 gecikme faizi KDV'si olmak üzere toplam 65.819,51 TL üzerinden devamına fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağının yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elektrik faturasından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını ve takibin davalının itirazıyla durduğunu beyan etmiş ise de dava dilekçesinin istem ve sonuç kısmında; "... toplam 65.819,51 TL’nin icra tarihi olan 09.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak tarafımıza verilmesine..." demek suretiyle iş bu davanın alacak davası olduğunu açıkça ifade etmiştir. Diğer taraftan dava dilekçesinin başlık kısmında dava; alacak olarak tanımlanmış; mahkemece de ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık alacak davası olarak nitelendirilmiştir.
./..
-2-
Bu bağlamda eldeki dava, alacak davasıdır. Hal böyle olunca mahkemece, davanın alacak davası olduğu nazara alınarak, yapılacak yargılama ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davalının icra dosyasındaki itirazının iptaline karar verilerek davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/21382, K. 2018/9169, 27 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama