KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/21503 E., 2018/8982 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2018
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile yaptıkları harici taşınmaz satış sözleşmesine istinaden ödediği 5.000,00 TL kapora bedelinin sözleşmeden vazgeçmiş olmasına rağmen kendisine iade edilmediğini ileri sürerek söz konusu kapora bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Somut olayda, dava ilk olarak 02.06.2014 tarihinde ... 16. Tüketici Mahkemesinde açılmış, mahkemece 03.03.2015 tarih ve 2014/2205 E., 2015/307 K. sayılı ilam ile görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleşmiş, daha sonra dosyanın gönderildiği ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, temyize konu karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 331/2. maddesi "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise, talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderleri ödemeye mahkum eder" hükmünü içermektedir.
Mahkemece, yukarıda anılan görevsizlik kararı gereğince HMK'nun 331/2. maddesi gözetilerek, kendisini bir vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin hüküm tesis edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/21503, K. 2018/8982, 25 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama