KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/21703 E., 2018/9494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2018
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
..........
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının ........adına kayıtlı aboneliğe tahakkuk eden borçları taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiğini, vadesi geçen taksit borçlarını ve tahakkuk ettirilen elektrik tüketim bedeli borçlarını ödenmediğini, başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı, sözleşme metninde şirket kaşeleri üzerine imza attığını, kefil sıfatıyla üçüncü bir imzası olmadığını, sözleşme metninde buna dair herhangi bir bilginin de olmadığını belirterek davanın reddini dilemiş, % 40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, % 40 kötü niyet tazminatının davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacının kötü niyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İcra İflas Kanunu’nun 67/2 maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için talebin haksız olmasının yanında takibin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir. Somut olayda davacı alacaklı, takip yapmakta haksız olsa da kötüniyetli olduğu ispat edilememiştir. Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
./.. -2-
......
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/21703, K. 2018/9494, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama