KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/2346 E., 2017/12741 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2017
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile abonelik işlemlerine başladığını, işlemlerin son aşamasında haksız yere kaçak tutanağı düzenlendiğini, belirtilen tarihlerde sulama yapılmadığından elektrik kullanımının bulunmadığını, ekim yapılan yerin elektriğinin ...’un aboneliğinden sağlandığını belirterek; 56.030,63 TL kaçak tahakkukundan borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı, davacının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, mevzuata uygun tahakkuk yapıldığını, davacının iddialarının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının ÇKS kayıtlarına göre 2012 yılında 20 dönüm pamuk ürün kaydının bulunduğu, 2012 yılında hububat bitkisi yetiştirmediği, kaçak tahakkuk döneminde sulama gereksinimi olan bir ürün bulunmadığı, dolayısıyla tarımsal sulama amaçlı kaçak elektrik kullanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının abonesiz enerji kullandığının tespiti üzerine, davacı hakkında 18/04/2012 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş ve bu tutanağa istinaden 56.030,63 TL kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirilmiştir.
Yargılama sırasında alınan bilirkişi heyeti raporuna göre; kaçak tahakkukuna esas süre içerisinde sulama gereksinimi olan bir ürünün bulunmadığı, dolayısıyla davacının kaçak elektrik kullanmadığı belirtilmiştir.
Dava konusu tutanağın düzenlendiği taşınmazın ve bu taşınmaz üzerinde bulunan tarımsal sulama kuyusunun kime ait olduğu, hangi tarihten itibaren faaliyette bulunduğu, taşınmazın kim adına kayıtlı olduğu hususlarının tamamen araştırılmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece kaçak elektrik tutanağına konu taşınmazın tapu kaydı Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek taşınmazın davacı adına kayıtlı olup olmadığının
tespit edilmesi, tutanak düzenlenen taşınmazda davacının faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunuyor ise faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı, niza konusu kuyunun bulunduğu taşınmaz üzerinde zabıt mümzi tanıklar da refakate alınarak keşif icrası suretiyle kaçak kullanma fiilinin kim tarafından işlendiğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/2346, K. 2017/12741, 27 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama