KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/255 E., 2017/6632 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2017
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, aleyhine icra takibi yapıldığını, davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir .
Davalı ,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kısa kararda; davanın kısmen kabulüne, davacının dava konusu takipte 2169,51 Tl asıl alacak bakımından borçlu bulunmadığının tespitine, gerekçeli kararda ise; davanın kısmen kabulüne, davacının dava konusu takipte 2.169,51 TL asıl alacak ve bunun ferileri olarak yasal faizi ve KDV'si tutarında borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş , hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Kısa kararda yasal faiz ve KDV den söz edilmediği halde gerekçeli kararda asıl alacak yanında yasal faiz ve KDV den de borçlu olmadığına dair karar verilmiş olup bu durumda kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili bulunmaktadır.
10.4.1992 gün, 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile yeni bir karar vermekten ibarettir.
2- Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/255, K. 2017/6632, 8 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama