KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/309 E., 2017/10615 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2017
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; davalı derneğin ödeyemediği kira borçlarından dolayı kiralayan tarafından davalı aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla icra takibine başlatıldığını, davalının bu kira borçlarına istinaden müvekkili tarafından kiralayana 3 adet bono verildiğini ve müvekkili hakkında takibe başlandığını, müvekkilinin bu bonoya dayalı kira borcunu kiralayana ödediğini, ödenen bu kira bedelinin tahsili amacıyla müvekkili tarafından davalı hakkında Ankara 30.İcra Müdürlüğü'nün 2013/1488 esas sayılı takip dosyası ile takibe başlandığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın yerinde olmadığını, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise; kira sözleşmesinin yapıldığı dönemde davacının dernek başkanı olduğunu ve talep edilen alacağın 2006 yılına ait olması nedeniyle davanın zaman aşımına uğradığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- ) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Somut olayda; davacı, takip konusu dönemde davalı derneğin başkanıdır. Taraflar arasında kira ilişkisi bulunmamaktadır. Davacı, dernek başkanı olduğu dönemde kiraya verene yapmış olduğu ödemeleri sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davalı dernekten talep etmekte olup, uyuşmazlığın bu niteliğine göre dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/309, K. 2017/10615, 21 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama