KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/3575 E., 2017/4535 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2017
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle, daha önceden belirlenen 04.04.2017 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av. ... ... geldi. Davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00' e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar vekili; davalıların oğlu küçük...'ın kırdığı şişeden sıçrayan cam parçalarınının gözüne isabet etmesi nedeniyle müvekkili ...'nın yaralandığını ileri sürerek; müvekkili ... için 2.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi, anne ve babası olan müvekkilleri ... ve .... için ayrı ayrı 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, 03.07.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle; 1.000 TL olan sürekli işgöremezlik tazminatı istemini 43.801,14 TL ye, 1.000 TL olan tedavi gideri istemini 2.840,00 TL'ye yükseltmiş ve tüm tazminat kalemlerinin haksız fiil tarihinden işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı tarafın tüm, davacı tarafın ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacılar dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmamış olmakla birlikte, ıslah dilekçesi ile haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiştir. Haksız eylemden kaynaklanan uyuşmazlıklarda tazminata olay tarihinden itibaren faiz uygulanır. Davalıların temerrüde düşürülmesine gerek bulunmamaktadır. Faizin başlangıç tarihinin haksız fiil tarihi olan 08.07.2011 olması gerekirken, tazminatın bir bölümü için faize hükmedilmemesi, bir bölümü için ise ıslah tarihinden faize hükmedilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
3- Maddi ve manevi tazminat istemleri açısından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/4 maddesi uyarınca davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti yerine tek vekalet ücreti takdir edilmesi, ayrıca aynı tarifenin 10/2 maddesi uyarınca manevi tazminat isteminin kısmen reddi nedeniyle davalılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, davacılar lehine belirlenecek vekalet ücretini geçemeyeceğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
4- Davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle, HMK'nun 326/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmamış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/3575, K. 2017/4535, 4 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama