KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/3919 E., 2017/14574 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2017
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olan ... İlkokulu'nun abonelik sözleşmesi ile elektrik hizmeti satın aldığını, 04/12/2013 tarihinde yüksek voltaj nedeni ile okulda kullanılmakta olan projeksiyon ve yazıcı adaptör cihazlarının yandığını ileri sürerek meydana gelen olay dolayısıyla oluşan 6.000 TL'lik zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 04/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı; arıza şikayetlerinin yüklenici firma tarafından giderildiğini, kendilerinin husumet sıfatının bulunmadığını, sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını, davacının kusurunun olup olmadığının da araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 3.205,00 TL'nin olay tarihi olan 04/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan alınarak davacı yana verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Mahkeme kararının karar başlığında davacının ... yazılmış olması maddi hataya dayalı olup, mahallinde bu yanlışlığın her zaman düzeltilebileceğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesine göre; ''(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez ''
Somut olayda ise ; yukarıda anılan madde hükmüne göre, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kalmaması gerekir iken, mahkemece; hükmedilen miktar üzerinden nispi vekalet ücreti olan 384,60 TL'ye hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 428/7. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/3919, K. 2017/14574, 25 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama