KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/3979 E., 2017/4538 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk(ticaret) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2017
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle, daha önceden belirlenen 04.04.2017 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00' e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkili şirket ile dava dışı ....
İnşaat Mimarlık Müh.Tur.San.Tic.Ltd.Şti tarafından oluşturulan iş ortaklığının, davalı şirket ile 11.08.2012 tarihinden itibaren ticari münasebete başladığını ve yapılan alışverişler nedeniyle iş ortaklığı olarak davalı şirkete karşı 271.437,95 TL borçlanıldığını, borçlanılan bu miktara mahsuben iş ortaklığının ciro ettiği iki adet müşteri çekinin davalı şirkete verildiğini ancak bu çeklerin karşılıksız çıkması üzerine davalıya Mart 2013 başında yalnız iş ortaklığının unvanları ve imzaları bulunan boş bononun teminat olarak verildiğini, davalı şirketin alacağı olan 271.437,95 TL yerine bonoyu 650.000 TL,
boş olan tanzim tarihini ticari münasebetin başladığı 11.08.2012 tarihinden daha önceki bir tanzim 05.05.2012 ve vade tarihini de 05.06.2012 tarihi olarak doldurmak suretiyle takibe koyduğunu ileri sürerek; müvekkili şirketin, davalı şirketçe takibe konulan bono nedeniyle 271.437,95 TL borçlu olduğunun tespiti ile takip konusu senedin bakiye kalan kısmının ve işlemiş faizin iptalini, kötüniyet tazminatının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; takip dayanağı olan bononun sebepten mücerret olduğnu savunarak, davanın reddini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; dava konusu bonoyu düzenleyen davacı şirket ile dava dışı .... İnş. Mim. Müh. Turz. San. Tic. Ltd.
Şti arasında adi ortaklık bulunduğu, adi ortaklığı ilgilendiren konularla ilgili olarak adi şirketi oluşturan şahıs veya şirketlerden sadece birinin dava ehliyetinin bulunmadığı, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklığın taraf olduğu sözleşmeden kaynaklanan davaların adi ortaklığı oluşturan tüm ortaklar tarafından açılmasının zorunlu olduğu, somut olayda adi ortaklardan birisi tarafından dava konusu edilen bonoyla ilgili dava açıldığı,
yargılama sırasında diğer ortağın davaya katılımının sağlanması veya muvafakatının alınması hususunda davacı tarafa uygun sürenin verilmesine rağmen bu süre zarfında diğer adi ortağın davaya muvafakatinin veya katılımınının sağlanamadığı, bu itibarla taraf teşkili ve dava şartının tamamlanamadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın, aktif husumet yokluğundan dolayı reddine karar verilmiş olması nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi uyarınca davalı yararına 1.500 TL maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile 28.113,72 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/3979, K. 2017/4538, 4 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama