KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/456 E., 2017/7128 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2017
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile akraba olduklarını, davalının, kentsel dönüşüm projesi kapsamında Sulukule'de yapılacak Toki konutlarında kontenjan hakkına sahip olduğunu ve bu şekilde ucuza ev alma imkanı sağlayabileceğini söylediğini, bunun üzerine kendisine ev almak üzere gerekli işlemleri yapmak için davalıya 14.000 TL para verdiğini, ancak aradan iki yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen halen dairelerin teslim edilmesi konusunda bir gelişme yaşanmadığını, bunun üzerine davalıdan parasını iade etmesini istediğini, ancak davalının yalnızca 4.000 TL'lik kısmı iade ettiğini, kalan kısmı iade etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL'nin teslim tarihi olan 01.06.2008 tarihinden itibaren en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 10.000,00 TL 'nin 01/06/2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere,delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. (TBK m. 117; BK m.101)
../..
-2-
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez
Eldeki davada, davacı; davadan önce davalı borçluyu temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat edemediğinden, yazılı şekilde dava tarihinden önceki dönem için (01/06/2008 tarihinden itibaren) temerrüt faizine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/456, K. 2017/7128, 15 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama