KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/4630 E., 2017/15241 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2017
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalıların miras bırakanı ... ile aralarında imzalanan 04/01/1995 tarihli yazılı sözleşme ile davacının ... adına kayıtlı İlkadım Kıran köyü 195 parsel sayılı taşınmazdan 120 m² kısmı 5.000 DM karşılığı satın alıp parayı ödediğini, taşınmaz üzerine iki katlı bina inşa ettiğini, taşınmazın resmi satışının yapılmadığını belirterek, davalıların murisine ödenen 5.000 Alman Markının dava tarihine uyarlaması yapılarak şimdilik 1.000,00 TL'nin (ıslah ile 20.517,57 TL) ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile miras hisseleri oranında davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 20.517,57 TL'nin dava tarihi olan 19/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalılar ..., ..., ..., ... 3.847,04'er TL'sinden, Davalılar ..., ... 854,90'ar TL'sinden, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... 85,48'er TL' sinden, Davalı ... 213,00 TL sinden, ve davalılar ..., ..., ... ve ... 160,00'ar TL'sinden sorumlu olmak üzere) karar verilmiş, hüküm birkısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden birkısım davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
-2-
2-Ancak, mahkemece dava konusu taşınmaza halen zilyet olan davacının ancak iade tarihinden itibaren faiz isteyebileceği gözetilerek hükmedilen alacağa iade tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihi olan 19.03.2014 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 436/2 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/4630, K. 2017/15241, 2 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama