KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/4680 E., 2017/14551 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2017
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde asıl ve birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, asıl ve birleşen davada; davalının çocuksuz ölen eşine mirasçı olduğu, vasiyetname düzenlenirken tek doktor raporu ile akli meleke raporu alındığı, murisin vasiyetnameyi yaparken maddi ve manevi baskı altında kaldığı, muvazaalı olarak işlemin diğer mirasçılardan mal kaçırmak niyeti ve gayreti ile yapıldığını belirterek vasiyetnamenin iptaline ve miras haklarının alınmasına(tenkisen) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; miras bırakanın vasiyetname yapılması sırasında alınan sağlık raporuna göre temyiz kudretini haiz olduğu, vasiyetnamenin düzenlenmesinde herhangi bir baskı korku aldatma bulunmadığı, aynı tarihte kendisininde muris lehine vasiyetname düzenlediğini, vasiyetnamenin noterde tanıklar huzurunda vasiyetçiye okunarak düzenlendiğini savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece; davacıların iddialarını ispatlayamadığı, mal kaçırmanın iptal nedenleri arasında yer almadığı, davacıların saklı payının bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde asıl ve birleşen davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İlke olarak, davanın reddi halinde alınacak karar ve ilam harcı maktudur. Bu nedenle mahkemece; asıl ve birleşen davada peşin alınan ayrı ayrı 25,20 TL harcın alınması gereken ayrı ayrı 27,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye ayrı ayrı 2,50 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına karar verilmesi gerekirken; nispi harç belirlenerek bakiye harcın tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi
yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/4680, K. 2017/14551, 25 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama