KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/4717 E., 2016/5495 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2016
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde,... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/12/2013 tarih, 2013/575 Esas, 2013/877 Karar sayılı ilamı ile müşterek çocuk 2000 doğumlu.. .. için 200 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini; aradan geçen zamanda takdir edilen nafakanın müşterek çocuğun ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını bu nedenle iştirak nafakasının 500 TL'ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini,talep edilen nafakayı ödeme gücünün olmadığını bu nedenle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ;davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuk.. için takdir edilen aylık 200,00 TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 400,00 TL tedbir nafakasına yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, medeni yargılama hukukunda egemen olan taraflarca getirme ilkesine göre, davanın sebebini oluşturan vakıaların getirilmesi taraflara yüklenmiş bir ödevdir. Buna karşılık bu vakıaları mümkün olan bütün hukuki görüş açılarından inceleme ve hukuku uygulama görevi ise hâkime yüklenmiştir. Hâkim, tarafların hukuki sebepleri hiç belirtmemiş ya da yanlış belirtmiş olması ile bağlı tutulmamıştır. Bu sayede, tarafların hukuku bilgisizliklerinden zarar görmeleri engellenmiştir.
Nitekim, 6100 sayılı HMK'nun 33.maddesi ve 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı YİBK'na göre, olayları izah taraflara, kanunları resen uygulamak ve dolayısıyla hukuki nitelendirmede bulunmak hakime ait bir görevdir. Hakimin hukuki nitelendirmede bulunma görevine ilişkin muhtelif kararlar mevcuttur. (YHGK 11.4.2007, E. 2007/12-179, K. 2007/198), (YHGK 19.1.1974; YHGK 1.5.1991)
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/575 Esas, 2013/877 Karar sayılı ilamı ile müşterek çocuk... lehine takdir edilen aylık 200,00 TL iştirak nafakasının 500 TL'ye yükseltilmesini talep etmiş, mahkemece hükmün 1 numaralı bendinde tedbir nafakasının artırılması şeklinde karar verilmiştir. Mahkemece, talep tedbir nafakası olarak isimlendirilmiştir. Eldeki davada talep edilen nafaka, dava dilekçesinin içeriğine göre, iştirak nafakasının artırımına ilişkin dava mahiyetindedir. Mahkemece nafaka türünün yanlış nitelendirmesi talebin esasını değiştirmez. O halde, mahkemece; davanın iştirak nafakası artırımı davası olarak nitelendirilmesi gerekirken, tedbir nafakası olarak nitelendirilmesi ve yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/4717, K. 2016/5495, 11 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama