KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/512 E., 2016/15553 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2016
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 20.12.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av.... geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra taraflardan kimsenin gelmediği anlaşılmakla işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından, muhasebeden kaynaklı hatalardan ötürü davalı hesabına 120,000.00 TL sehven havale edildiğini, bu durumun davalı şirkete defalarca bildirilmesine rağmen herhangi bir olumlu yaklaşım sergilenmediğini, davacı ile davalı şirket arasında dava konusu meblağın havalesini gerektirir herhangi bir hukuki sebep veya ilişki bulunmadığını, davalının bu kazanımının sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu ve iadesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, Kaynarca İcra Müdürlüğünün 2014/136 sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını,
ödeme emrinin tebliği üzerine davalının borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun ve gerçeklere aykırı olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği hususları ispatlama ve maddi vakaları somutlaştırma yükü altında olduğunu, davacının müvekkilinin hesabına sehven havale ettiği meblağı gerçekte kime havale edilmesi gerektiğini belirtmesi gerektiğini, davacı tarafından başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş ve %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddi ile Takip miktarının %20 'si oranında kötü niyet tazminatını davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, kötü niyet tazminatı, İİK'nın 67/2.maddesinde hükme bağlanmıştır. İtirazın iptali davasında, davanın reddine karar veren mahkeme, alacaklının haksız ve kötü niyetle icra takibinde bulunduğu ve itirazın iptali davası açtığı kanısına varırsa, alacaklıyı, borçluya red olunan alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum eder.
Somut olayda; davacının icra takibinde bulunurken ve dava açarken haksız ve kötüniyetli olduğuna dair bir delil bulunmamaktadır. Anılan neden ile, mahkemenin, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmetmesi isabetli bulunmamıştır.
Kanuna aykırı olan bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendindeki (Takip miktarının %20'si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/512, K. 2016/15553, 20 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama