KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/5139 E., 2017/15653 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2017
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; murisin düzenlediği vasiyetnamesinin geçersiz olduğunu, müteveffanın temyiz kudretiden yoksun olduğunu, vasiyetnamenin düzenlenmesinden önce alınan sağlık raporunun tam teşekküllü hastaneden alınmamış olması nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek, vasiyetnamenin iptaline, mümkün olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece; Adli Tıp Kurumundan gelen raporda müteveffanın fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbetisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, aklı zayıflığı, bunama hali veya organik defisiter araz saptayacak herhangi bir tıbbi bulgu veya belgeye rastlanmadığı, mevcut sistemik hastalıklarında fiili ehliyetini etkileyecek mahiyette olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Somut olayda; davacı, dava dilekçesinde saklı payının ihlal edildiğini belirterek tenkis talebinde bulunması da dikkate alınarak, tenkis iddiasını usulünce incelenmek ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
O halde mahkemece tenkis hükümlerine göre inceleme yapılarak murisin ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan TMK'nun tenkise ilişkin hükümleri uyarınca davacının saklı payları incelenerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/5139, K. 2017/15653, 9 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama