KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/5225 E., 2017/15696 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2017
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, ..., ..., ... Mahallesinde bağımsız bölümün maliki olduğunu, 1.980.07.- TL kanal katılım bedeli, 2.026.57.- TL şebeke hisse bedeli istenildiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı, 06/12/2013 tarihli dilekçesi ile 1.788.63.- TL kanal katılım ve 1.835.27.- TL şebeke hisse bedelini 23/08/2013 tarihinde ödediğini belirterek ödeme tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının 2.687.77.- TL borçlu olduğunun, bu bedel dışında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş , hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının dosyaya sunduğu yazıdan, davacının 23/08/2013 tarihinde 1.835.27.- TL şebeke katılım, 1.786.62.- TL kanal katılım farkı ödediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, yargılama sürerken davalının talep ettiği bedelleri ödemiş, sunduğu dilekçe ile de yaptığı ödemenin faizi ile kendisine iade edilmesini istemiştir. Diğer bir anlatım ile açılan borçlu olmadığının tespiti davası, yargılama sürerken yapılan ödeme nedeni ile istirdat davasına dönüşmüştür.
Mahkemece, istirdat davasına yönelik hüküm kurulması gerekirken ödeme yapılmamış gibi borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/5225, K. 2017/15696, 13 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama