İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/524 K.2017/9222

Taraflar arasındaki asıl davada alacak, karşı davada ise müdahalenin meni ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine;…

Esas2016/524Karar2017/9222Tarih7 Haziran 2017Okuma5 dk · 998 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2016/524 E., 2017/9222 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Haziran 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

998 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl davada alacak, karşı davada ise müdahalenin meni ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı-k. davalı asıl davada; davalı ile 28/06/2012 tarihinde taşınmaz satışı için anlaştıklarını, 150.000 TL. peşin ödediğini, kalan 270.000,00 TL nin tapuda ödeneceğinin kararlaştırıldığını, parayı ödemesinden sonra davalının tavrının değiştiğini, evdeki eşyaları sattığı halde evdeki eşyalarının hepsini bırakamayacağını ve bir kısmını alacağını söylemeye başladığını, bunun üzerine verilen 150.000 TL’yi belgeleyebilmek amacıyla 05/07/2012 tarihinde biraraya gelindiğini, yazılı sözleşme imzaladıklarını, aynı gün noterde satış vaadi sözleşmesi konusunda da anlaştıklarını,

ancak noterlikçe taşınmazın rayiç değerini gösteren yazı istenince davalının birikmiş 592.17 TL. Emlak vergisi borcu ile 29,50 TL.

Vergi ziya cezasını ödediklerini, davalının işlemi tamamlamak için çağrılmasına rağmen davalının çeşitli bahanelerle işlem yapmaktan kaçtığını, Kasım ayının ilk haftasında tapuya satış için başvuracağını söylediğini, davalıdan 05/11/2012 tarihine kadar haber beklediklerini, o gün telefon açtıklarında davalının sen sözünü tutmadın bende evi satıyorum diye mesaj gönderdiğini, ancak bu tarihten çok önce 31/10/2012 tarihinde davalının evi emlakçı aracılığı ile satışa çıkardığını gördüklerini, tapusunu alacağını düşünerek davalıya ait taşınmazda tadilatlar yaptırdığını, bunun tutarının 60.000 TL’yi geçtiğini belirterek;

fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 151.000 TL’nin dava tarihinden itibaren en yüksek bankaların uyguladığı faiz oranıyla birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı-k. davacı cevap ve karşı dava dilekçesinde; gerçek değerinin 500.000 TL'nin de üzerindeki taşınmazını davacının ısrarlı talebi ve ekonomik ihtiyacı nedeniyle 420.000 TL. üzerinden satılması konusunda anlaştıklarını, 05/07/2012 tarihli taşınmaz satış sözleşmesi protokolünü düzenlediklerini aynı anda da dava konusu konutun davacıya teslim edildiğini, 150.000 TL.’nin ödendiğini, bakiyenin ise Ekim 2012 sonunda ödeneceğinin -

kararlaştırıldığını, davalının konutta yedinci aydan itibaren oturmaya başladığı halde Ekim ayı sonuna gelindiğinde kalan bedelin ödenmediğini, telefonla aramasına rağmen davacının telefonlara çıkmadığını, bunun üzerine müvekkilinin cep telefonunda sözü geçen mesajı gönderdiğini, Aralık ayının ortalarında davacının arayıp kalan satış bedelini temin etmeye çalıştığını bu sebeple kendisiyle temas kurmadığını, bir hafta on gün süre tanınması halinde satış bedelinin temin edileceğini söylediğini, iyi niyetli olarak bu beyana olumlu yaklaştığını ve yılbaşına kadar bekleyebileceğini söylediğini,

ancak bu arada söz konusu bu davayı açtıklarını öğrendiğini, davacının evden de çıkmadığını dava boyunca bu evde oturmayı amaçladığını, bakiye bedel için mesaj suretiyle ihtarname gönderdiğini, davacının ise bakiye bedeli ödeme yönünde yazılı hiçbir delil sunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması sebebiyle geçersiz olduğunu, bu sebeple davacının şuanda oturduğu daireyi boşaltması gerektiğini, peşin alınan 150.000 TL’yi isteyemeyeceğini savunarak asıl davanın reddi ile karşı davada davacı-karşı davalının taşınmaza el atmasının önlenmesine,

şimdilik Aralık 2012 ayı için 3.000 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı-k. davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; asıl davada taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle, verilen bedelin ve davacı tarafından ödenen taşınmazın vergi borçlarının iadesinin gerektiği, tadilat ve masraf bedeli yönünden davacının zorunlu ve faydalı masrafları talep edebileceği, haricindeki masrafları talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile.

158.696,67 TL’nin davalı karşı davacıdan tahsiline, karşı davada; davacı karşı davalının taraflar arasındaki sözleşmeye göre bakiye miktarı Ekim 2012 sonuna kadar ödemesi gerekirken dava açması nedeniyle sözleşmeyi sonuçlandırma iradesinin ortadan kalktığı gerekçesiyle ecrimisil talep etmekte haklı bulunduğu belirtilerek karşı davanın kısmen kabulü ile davacı karşı davalının taşınmaza müdahalesinin menine, 1.300,00 TL ecrimisil alacağının karşı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı-k. davacının tüm, davacı-k. davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Temyize konu uyuşmazlık; asıl dava bakımından, taraflar arasında haricen yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereğince ödenen satış bedelinin ve yapılan masrafların iadesi, karşı dava bakımından ise el atmanın önlenmesi ve ecri misil bedelinin satış bedelinden mahsubu istemine ilişkindir.

Somut olayda, taraflar arasındaki 05/07/2012 tarihli satış vaadi sözleşmesi haricen düzenlenmiştir. TMK 706, TBK 237 (BK 213.md.), TK 26 ve Noterlik Kanununun 60 ve 89. maddeleri gereğince gayrimenkul mülkiyetinin nakline ilişkin sözleşmeler resmi şekilde yapılmadıkça geçersiz olup, hukuken alıcıya her hangi bir hak bahşetmez. Bu nedenle, taraflar arasında düzenlenen harici satış sözleşmesi mülkiyetin nakli bakımından geçersiz olup, taraflar aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler.

Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifa ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri verme zorunda olduğu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder. Belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana ve enflasyon oranlarına bağlı olarak

iade günündeki alım gücünün farklı ve az olduğu da bir gerçektir. Bu bakımdan iade kararı verilirken, satış sedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerekmektedir.

Geçersiz sözleşmeye göre bir bedel ödenmiş ise, 10.07.1940 tarih ve 1939/2 E.,1940/77 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, taraflar satışın kanıtlanması durumunda verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca isteyebilirler. Satış bedelini geri vermeyen taraf taşınmaz malın kendisine verilmesi için karşı tarafı zorlayamaz verdiği bedel kendisine geri verilmeyen taraf ödediği bedel geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir. Bu bağlamda, verilen satış bedeline alıcı faiz, taşınmazın kullanılmasından dolayı da satıcı ecrimisil veya kira bedeli isteyemez.

Buna göre, taraflar arasındaki harici sözleşmeye dayalı olarak taşınmazı iyi niyetli zilyet olarak kullanan davacının davalı tarafa ecrimisil ödemekle yükümlü tutulamayacağı göz önüne alınarak, davalı-karşı davacının ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının tüm, davacı-k. davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/524, K. 2017/9222, 7 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/524
Karar No
2017/9222
Tarih
7 Haziran 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/525 K.2017/7174
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/526 K.2017/6767
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/527 K.2017/3549
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/527 K.2017/10763
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/530 K.2017/9671
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/531 K.2017/9672

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.