KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/548 E., 2017/2194 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2017
Karar Metni
235 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava; vasiyetnamenin iptali talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, davacı asilin bila tarihli dilekçesi ile "...davamdan, temyizden feragat ediyorum" yönünde talepte bulunduğu yerel mahkemece dilekçeyi imzalayan kişinin hüviyetinin tevsik edildiği anlaşılmaktadır.
Feragat, HMK. nun 307. maddesinde; davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmıştır.
Aynı yasanın 311. maddesinde ise, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı açıklanmıştır.
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Ancak, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelemesine usulen engel oluşturan feragat hakkında bir karar verme yetkisi ise hükmü veren mahkemeye aittir.
Nitekim HGK'nun 19.12.2012 tarih ve E.2012/13-1369 K.2012/1221 sayılı kararı ile de, davadan feragatin temyiz isteğinden vazgeçme yanında daha geniş kapsamlı olduğu, birincide temyiz dilekçesinin reddine karar vermekle yetinileceği diğerinde ise, feragatin hukuki niteliği gereği, bu konuda karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulacağı aynı zamanda verilen bu iki dilekçenin birbirinin devamı niteliğinde olduğu ve davadan feragatin bir yerde temyizden feragat isteğini de içereceği benimsenmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/548, K. 2017/2194, 28 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama