İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/5490 K.2017/16423

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2016/5490Karar2017/16423Tarih23 Kasım 2017Okuma5 dk · 1.000 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2016/5490 E., 2017/16423 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Kasım 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.000 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı kurumun 65720 nolu abonesi olarak işyerinde elektrik tükettiğini, hakkında 09.02.2010 tarih 61051 seri nolu kaçak elektrik tutanağı tanzim edilerek kendisine 9.689 TL borç çıkarıldığını, söz konusu yeri ...'den kiraladığını, iş yeri açılış tarihi ile kaçak elektrik tutanak tarihi arasında bir haftalık süre olduğunu, sayaca müdahalesinin olmadığını, iş yerinde harici hata rastlanılmadığını ve kaçak kullanıma dair bir usulsüzlüğünün bulunmadığını ileri sürerek.

18.03.2010 tarihli borç listesi içerisinde yer alan 2010/2 dönem 201002231325ALF2N tahakkuk fiş numaralı, 12.03.2010 tarihli kaçak tahakkuk konulu 4.273 TL ve yine 2010/2 dönem 2010022313278DIUB tahakkuk numaralı, kaçak tahakkuk konulu 10.03.2010 tarihli 5.416 TL olmak üzere toplam 9.689 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.

Mahkemece; davanın kabulüne, 09.02.2010 tarih ve 61051 seri nolu kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı nedeniyle tahakkuk ettirilen 4.273 TL ile kaçak ek tahakkuk bedeli 5.416 TL olmak üzere toplam 9.689 TL davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olup; kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2012/7135 Esas - 2013/10602 Karar sayılı kararı ile "...

Dava konusu olayda, kaçak elektrik tahakkukunun doğumuna neden olduğu iddia edilen kaçak elektrik kullanımının 6111 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, davacının Tasfiye Yasası niteliğinde bulunan 6111 sayılı Yasadan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu sabittir.

Hal böyle olunca davacının yargılama sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasadan yararlanmak için ilgili merciye müracaatının olup olmadığının araştırılması, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar olup olmadığının tespiti zorunludur. Ayrıca davacı hakkındaki ceza davasının derdest olduğu anlaşılmaktadır. Davacının başvurusunun olmadığının anlaşılması halinde ceza davası sonucunun beklenmesi gerekir.

Anılan yönler gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulüne, 09.02.2010 tarih ve 61051 seri nolu kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı nedeniyle tahakkuk ettirilen 4.273 TL ve kaçak ek tahakkuk bedeli olan 5.416 TL toplam 9.689 TL davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olup; hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.

I-) Dava; kaçak tahakkukuna dayalı menfi tespit davası niteliğindedir.

6100 Sayılı HMK 204/2.maddesinde, yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgelerin, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılacağı açıklanmıştır.

Kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerdendir.

Ayrıca, ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi hükmünde, "Hakim, kusur olup olmadığına, yahut haksız fiilin failinin temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile de bağlı değildir.

Bundan başka ceza mahkemesinin kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez." denilmektedir. Aynı düzenleme yeni Türk Borçlar Kanununun 74.maddesi hükmünde de “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” şeklinde önceki kanuna paralel şekilde düzenlenmiştir.

Yukarıda geçen açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Öğreti ve uygulamada hukuk hakimi, maddi olaylara ve özellikle fiilin hukuka aykırılığına ilişkin olarak ceza hakimi tarafından yapılan tespitlerle bağlıdır. Hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararındaki maddi olgularla bağlılığının ölçüsü; beraat kararında suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin kesin olarak, delilleriyle tespit edilip edilmediğidir.

Ceza mahkemesinin, kusurun ve zarar miktarının takdiri hususundaki kararı, yani, fiilin işlendiği sabit olduğu halde, kusurluluğa ya da kusursuzluğa ilişkin saptaması, hukuk hakimini bağlamaz. Hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kusura ilişkin değerlendirmesiyle ve buna etkili tespit edilen olgularla bağlı kalmaksızın, taraflarca ileri sürülen delilleri toplayıp, tümünü birlikte değerlendirerek bir sonuca varmalıdır. Başka bir deyişle maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.

Görülmektedir ki, ceza mahkemesinin “delil yetersizliğine dayanan beraat kararının” hukuk hakimini bağlamayacağı ancak beraat kararı bir maddi olguyu tespit ediyorsa bu kararın hukuk hakimini bağlayacağı, beraat kararı suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayanıyorsa, bu kararın hukuk hakimini de bağlayacağı, bundan başka kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağı hüküm altına alınmıştır. (..., Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, s. 844).

Somut uyuşmazlıkta; her ne kadar davacı, davaya konu taşınmazda bir haftalık kiracı iken 09.02.2010 tarihinde kaçak tutanağı düzenlendiği, kiraladığı yerde kaçak elektrik kullanmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiş ise de; mahkemece bilirkişi raporu ve ceza dosyası kapsamı esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak davacının tek taraflı olarak ve 3.kişiyle düzenlemiş olduğu kira sözleşmesi davalı kurumu bağlamaz.

Davada dayanılan 09.02.2010 tarihli kaçak tutanağında açıkça "abone kolon sigortasından sayaca meden harici linyeden faz alarak 2 adet klima, 1 adet çay semaverini sayaç tüketim yazmadan kullandığı kontrol esnasında adı geçen cihazların çalışır vaziyette görüldüğü diğer cihazların ise sayaçtan geçerek sayaç tüketiminin yazdığı belirtilmiştir. Davacı taraf, tutanağın aksini ispat edemediği gibi davacı hakkında kaçak tutanağı düzenlenmesinden dolayı ...

4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/964 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucu delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiştir. Ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlamaz.

Hal böyle olunca mahkemece buna göre davacının kaçak elektrik kullandığı kabul edilerek bu konuda inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken; mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu ceza mahkemesinin kararı ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi gereğince hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/5490, K. 2017/16423, 23 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/5490
Karar No
2017/16423
Tarih
23 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/5491 K.2017/14861
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/5494 K.2017/24790
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/5496 K.2017/4045
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/5498 K.2017/4057
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/5503 K.2017/12466
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/5503 K.2017/4131

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.