KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/5626 E., 2017/15188 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2017
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ziynet eşyasının iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, boşanma talepli dava dilekçesinde; davalı ile 12.02.2009 tarihinde evlendiklerini, kendisinin intihar girişiminde bulunması üzerine hastaneye kaldırıldığını ve bu olaydan sonra müşterek haneye bir daha geri dönmediğini, düğünde takılan 25 gramlık 13 adet bilezik, 1 adet set takımı, 55 adet çeyrek altın olmak üzere ziynet eşyalarının müşterek evde kaldığını ve kendisine iade edilmediğini beyan ederek ziynet eşyalarının iadesini, iadesi mümkün olmazsa dava tarihi itibari ile bedeli olan 41.000,00 TL’nin ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, ziynet eşyalarının bu kadar olmadığını, davacı evden ayrıldıktan sonra 1 adet altın kelepçe, dört adet altın bilezik, bir adet altın künyeden oluşan ziynet eşyalarının davacıya verilmek istendiğini ancak davacının kabul etmediğini, çeyreklerin de 5-10 adet arasında olduğunu, bu altınlar ile 4 adet bileziğin de düğünden kalan borçların ödenmesi için kullanıldığını belirterek davacının ziynet eşyalarına ilişkin taleplerinin reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 11 adet bilezik (19.260,00 TL), 1 adet 14 ayar kolye (660,00 TL), 1 adet künye (550,00 TL),1 1 adet çeyrek altın (1.563,00 TL)'ın davalıdan aynen alınarak davacıya verilmesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde ziynet eşyalarının bedelinin toplamı olan 22.033,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Bir hükmün neleri içermesi gerektiği HMK’nın 297. maddesinde tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Buna göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur.
İİK'nun 24/4.maddesi gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse, hüküm fıkrası açık olmalı, duraksama yaratmamalı, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram ve ayarları açık olarak yazılmalıdır.
Ancak hükümde, bilirkişi raporunda tespit edilen ve iadesine karar verilen ziynet eşyalarının cins, nitelik miktar (gram ve ayarı) ve değerlerinin, ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken gösterilmemesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/5626, K. 2017/15188, 2 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama