KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/5749 E., 2016/7834 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2016
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili ,dava dilekçesi ile ; davalıya .. göre ödeme yapılması gerekirken kimyager sıfatı ile ödeme yapıldığını, fazla maaş ve döner sermaye ödemesinde bulunulduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 33.803.74.- TL maaş ile 23.192.91.- TL döner sermaye bedelinin ödeme tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır .
Mahkemece, kısa kararda;
Davanın KISMEN KABULÜ ve KISMEN REDDİ'ne karar verilmiş iken, gerekçeli kararda;
Davanın KISMEN KABULÜ ile, 31.276,05 TL ödenen maaş fazlası alacağın Kasım 1992 yılından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 22.972,44 TL fazla ödenen döner sermaye ek ödemeleri alacağının ise 01.04.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir .
Mahkemece oluşturulan kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmaktadır.
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde vicdani kanıya göre yeniden bir karar verilmelidir.
Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/5749, K. 2016/7834, 23 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama