KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/5937 E., 2017/1815 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2017
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davada, davalının abone olduğu halde 31.12.1998-09.12.2012 tarihleri arası elektrik kullandığını, elektrik kullanım bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek 10.922,09.-TL.nin tahsili için yapılan takibe vaki haksız itirazın iptali istenilmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan imza incelemesi sonucuna göre 2187698 nolu abone sözleşmesi altındaki imzanın davalıya ait olmadığı belirlenmiştir.
Mahkemece, benimsenen rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi neticesinde; Dairemizin 2013/18975 esas 2014/3221 karar sayılı 03/03/2014 tarihli ilamıyla “ Davalı fiili kullanıcı ise abone ile birlikte elektrik bedelinden sorumludur. Mahkemece, talep edilen dönemde dava konusu işyerini davalının kullanıp kullanmadığı araştırılmamıştır. Taraf delilleri toplanmak suretiyle inceleme yapılarak şayet davalının kullandığı saptanır ise sorumlu olduğu miktar belirlenip, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Söz konusu bozma ilamına uyulması üzerine yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulü ile davaya konu takibe yapılan itirazın kısmen kabulü ile takibin 721,79 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde taraflarca temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın tüm, davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesinde; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi emredici kural olarak getirilmiştir. İlamların hüküm bölümünün infazı kabil olması zorunlu olup yorum, tahmin, takdir yoluyla infaz kabiliyeti olmayan ilam hükmünün infazı sağlanamaz.
Dosyanın incelenmesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre 158,71 TL asıl alacak, 477,19 TL gecikme zammı ve 85,89 TL kdv olmak üzere toplam 721,79 TL üzerinden ayrı ayrı infazı kabil, açık ve anlaşılır bir hüküm kurulması ve itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde 721,79 TL alacak üzerinden yukarıda belirtilen kanun hükmüne aykırı şekilde hüküm kurulması doğru değilse de; bu hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3.maddesinin yollamasıyla HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/5937, K. 2017/1815, 22 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama