KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/6143 E., 2017/17663 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2017
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davacı şirket ile davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine dava dışı kişilerin açtıkları maddi ve manevi tazminat davasında dava ikame ettiklerini, kusur raporunda davacı şirketin %60, davalılar ..., ..., ... ve ...'nin %5 kusurlu olduklarını, davanın kabulüne karar verildiğini, davacı şirket tarafından toplam 199.058,06 TL ödeme yapıldığını, davalıların kusur oranlarının kesinleşmiş ilam ile sabit olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 49.764,15 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ...; 1983-2008 yılları arasında davacı şirketin ... İşletme Şefliğinde elektrik ustası olarak görev yaptıklarını, %5 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiş ise de üyesi oldukları ... sendikası ile davacı şirket arasında vaki toplu iş sözleşmesi hükümleri kapsamında kusur oranına göre kendilerine rücu edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmişlerdir.
Davalı ...; davacı kurumun davalının kusur durumunu aşacak şekilde talepte bulunduğunu, davacı tarafından yapılan ödemeler hakkında davacıya herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, ödeme tarihlerinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiş, aksi kanaatte olunması halinde ise davacının kusuruna isabet eden kısmın hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 9.875 TL'nin 18/11/2013 ve 77,90 TL'nin 22/01/2014 tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, 9.875 TL'nin 18/11/2013 ve 77,90 TL'nin 22/01/2014 tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 9.875 TL'nin 18/11/2013 ve 77,90 TL'nin 22/01/2014 tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
9.875 TL'nin 18/11/2013 ve 77,90 TL'nin 22/01/2014 tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazları yönünden ise;
Dava; rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık; davalılara rücu edilecek miktarın doğru belirlenip belirlenmediği noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/118 Esas 2013/110 Karar sayılı dosyasındaki davacılar ... ... ve ... ... tarafından, çocukları ... ... elektrik direğinin topraklama hattındaki kaçak akıma kapılarak vefat etmesi sebebiyle davalılar ...
İl Müdürlüğü, ..., ..., ... ve ... aleyhine maddi ve manevi tazminat talepli dava açtıkları, yargılama neticesinde maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, hükmün Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 04.11.2013 tarih ve 2013/11548 Esas 2013/15170 Karar sayılı ilamı ile kararın onanıp dosyanın kesinleştiği görülmüştür. ...
İcra Müdürlüğünün 2013/797 Esas sayılı takip dosyasında; takip alacaklısı ... ve ... vekilince takip borçluları ... İl Müdürlüğü, ..., ..., ... aleyhine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.02.2013 tarih ve 2012/118 Esas 2013/110 Karar sayılı kararına istinaden ilamlı icra takibine girişildiği, takibin kesinleştiği, 199.058,06 TL'nin borçlu davacı kurum tarafından ödenmesi suretiyle dosyasının infazen kapatıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı kurumun %40 ve davalıların her birinin %5 kusurlu olduğu derecattan geçerek kesinleşen ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile sabit olduğundan ve davacı kurumun kendi payına düşenden fazlasını ödemiş olup müteselsil sorumlu davalılara karşı rücu hakkı doğduğu anlaşıldığından davanın sübuta erdiği kabul edilmiş, kurum tarafından ödenen ve davalıların kusurlarına isabet eden miktarların {197.500 TL x %5= 9.875 TL, 1.558,06 TL x %5= 77,90 TL} ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak; mahkemece davacı kurumunun icra dosyasında ödediği miktarın .... Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile sabit olan %80 kusur karşılığı ödediği bedel olarak kabulü gerekip, ... Asliye Hukuk Mahkemesi toplam %80 kusur oranından % 5'erinin davalılara ait olduğu göz önünde bulundurularak, bu orana göre hesaplama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/6143, K. 2017/17663, 14 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama