KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/6301 E., 2016/6494 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2016
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacının polis okulunda okuduğunu,eğitim masrafları olduğunu ileri sürerek davacı için aylık 1.300.00 TL yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi ile davanın reddini istemiş 28/11/2014 havale tarihli dilekçesi ile de 680.00 TL nafaka ödeyebileceğini belirtmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; davacı için aylık 450.00. TL yardım nafakası ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.'nun 364/1.maddesinde; "Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür".
TMK.'nun 365/2 maddesinde; "Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir" düzenlemesi yer almaktadır.
Hukuk Genel Kurulunun 07.06.1998 tarih, 1998/656 E; 688 K.sayılı ilamında da; "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği..." vurgulanmıştır.
Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Yardım nafakası isteyenin kusuru ile yardıma muhtaç duruma düşmüş olması, yükümlüyü borcundan kurtarmamaktadır. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir.
Ne var ki; bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır. Bunun için belirlenen nafakanın; davacının geçinmesi için gerekli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde TMK.'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekir.
Somut olayda nafaka yükümlüsü davalı babanın 28/11/2014 havale tarihli dilekçesinde aylık 680.00.- TL yardım nafakası ödeyebileceğini beyan ettiği halde mahkemece daha az yardım nafakası takdir edilmesi isabetli bulunmamıştır.
Mahkemece davalının anılan dilekçesinin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/6301, K. 2016/6494, 25 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama