İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/6406 K.2017/4802

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2016/6406Karar2017/4802Tarih5 Nisan 2017Okuma4 dk · 862 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2016/6406 E., 2017/4802 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Nisan 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

862 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili; davalıların murislerinin 25.11.1999 tarihli harici sözleşme ile 1574 Ada 2 parselde kayıtlı taşınmazın 196.32 m² kısmını davacıya sattığını, zilyetliği devralan davacının arsa üzerine bina inşa ettiğini, böylelikle arsanın değerinin 100.000 TL üzerine çıktığını, tapunun devredilmeyip, davacının oyalandığını, 28.06.2011 tarihindeki görüşmede ise ferağ için fahiş bedel talep edildiğini, geçersiz sözleşme nedeniyle arsanın ve binanın ulaştığı bedelin belirlenerek şimdilik 10.000 TL (ıslah ile 57.814 TL)'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Yargılama esnasında bina bedeline ilişkin talep atiye terk edilmiştir.

Davalı vekili; davacının geçersiz sözleşme nedeniyle ancak ödenen bedeli isteyebileceği, reel bedelin talep edilemeyeceğini savunmuştur. Birleşen davada ise, 2 parselde bulunan bina nedeniyle taşınmaza müdahalenin önlenmesi talep edilmiştir.

Mahkemece, resmi şekilde yapılmayan taşınmaz satışına ilişkin sözleşmenin geçersiz olduğu, sözleşmede satış bedelinin belirlenmemesi nedeniyle, bilirkişinin satış tarihi itibariyle belirlediği rayiç arsa değeri esas alınıp, denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihinde ulaştığı bedele hükmedilmesi gerektiği, elatmanın önlenmesine ilişkin talebin ise ortada haksız kullanım bulunmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle, davanın kabulü ile 57.814.57 TL'nin davalılardan tahsiline, bina değeri konusunda talep atiye bırakılması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine dair verilen kararın,

Dairemizin 03.06.2014 tarih ve 2014/3578 E., 2014/8752 K. Sayılı ilamı ile "Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Dava, harici satış sözleşmesi gereğince ödenen satış bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir.

25.11.1999 tarihli satış senedinde satış bedelinin ne miktarda olduğu açıklanmadan alıcı tarafından satıcıya ödendiği belirtilmiştir.

TMK'nun 6. Maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür.

Şu durumda, uyuşmazlığın çözümü için satış bedeli olarak verilen paranın ne kadar olduğu konusunda davacının ispata yönelik delilleri değerlendirmek suretiyle belirlendikten sonra paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması amacıyla uzman bilirkişiden rapor alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile taşınmazın satış tarihindeki rayiç değeri esas alınmak suretiyle belirlenen bedele hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Diğer taraftan hükme esas alınan bilirkişi raporunda; denkleştirici adalet ilkesine göre tazminat hesabı yapılırken sadece altın, USD, faiz değerleri esas alınmıştır. Oysa, bu değerler dışında enflasyon, döviz kurlarındaki artış, tüketici eşya fiyat endeksi, maaş artışları vs gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının da alınarak ödeme tarihinden ifanın imkansız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değerin hesaplanması gerekir.

Bu bağlamda hükme esas alınan raporda dikkate alınan etkenler yeterli değildir. Bunun yanında, ifanın imkansız hale geldiği 28.06.2011 tarihi yerine dava tarihine kadar ulaştığı değerin belirlenmesi de doğru değildir.

Hal böyle olunca mahkemece, ödenen satım bedelinin iade tarihindeki ulaştığı bedel belirlenirken, ödenen paranın çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın, döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak uzman bilirkişi vasıtasıyla hesaplanması ve hesaplanan bu miktara hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yetersiz rapor doğrultusunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir" gerekçeleriyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda, davacının TMK'nın 6. maddesi gereğince taşınmazın satış bedelinin ne kadar olduğunu ispatlayamadığı anlaşıldığından geçersiz sözleşme nedeniyle ödenen bedelin iadesine ilişkin alacak davasının reddine, birleştirilen dosyada davacı-birleştirilen dosya davalısı ... hakkında el atmanın önlenmesi davası açılmış ise de; dava tarihi itibariyle davalının taşınmazı haricen bedelini ödeyerek aldığı, ortada haksız kullanım söz konusu olmadığı, zilyetliğin haklı sebeplere dayandığı nazara alınarak birleşen dosya davacıları Yunus ve ...'ın el atmanın önlenmesine ilişkin davalarının reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, harici satış sözleşmesi gereğince ödenen satış bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkin olup, 25.11.1999 tarihli satış senedinde satış bedelinin ne miktarda olduğu açıklanmadan alıcı tarafından satıcıya ödendiği belirtilmiştir.

Davacı, haricen satın aldığı taşınmazın tapuda devir işlemlerinin gerçekleşmediğini ileri sürerek talepte bulunmuş, davalı ise haricen yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının sadece ödediği satış bedelinin iadesini talep edebileceğini savunmuştur. Mahkemece, her ne kadar, Dairemiz bozma ilamına uyularak, davacının taşınmazın satış bedelinin ne kadar olduğunu ispatlayamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı 10.08.2011 tarihli cevap dilekçesinde davacının geçersiz satım nedeniyle ödediği satış bedelinin iadesini talep edebileceğini beyan etmekle, bir miktar parayı da aldığını kabul etmiştir.

Hal böyle olunca, Mahkemece, davalıdan davaya konu taşınmazın satışı nedeniyle ne kadar para aldığı sorularak tespit edilmeli, davalının kabul ettiği miktar için denkleştirici adalet ilkesine göre tazminat hesabı yapılmalı, ödenen satım bedelinin iade tarihindeki ulaştığı bedel belirlenirken de paranın çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın, döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak uzman bilirkişi vasıtasıyla hesaplanmalı ve hesaplanan bu miktara hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/6406, K. 2017/4802, 5 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/6406
Karar No
2017/4802
Tarih
5 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/6407 K.2017/11255
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/6410 K.2017/11254
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/6413 K.2017/11253
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/6413 K.2017/2032
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/6415 K.2017/11992
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/6418 K.2017/11296

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.