İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/7296 K.2016/8016

Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması ve iştirak nafakası istemine ilişkin davanın mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine;…

Esas2016/7296Karar2016/8016Tarih24 Mayıs 2016Okuma5 dk · 923 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2016/7296 E., 2016/8016 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Mayıs 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

923 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması ve iştirak nafakası istemine ilişkin davanın mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 2007 yılında boşandıklarını, boşanma neticesinde davalı lehine aylık 100 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, müşterek çocuklar olan 2004 doğumlu ... ile 2003 doğumlu ...un velayetlerinin de davalıya verilerek müşterek çocuklar lehine aylık 75'er TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, ancak davalının çocukları fiilen yanına almaması nedeniyle davacının 2009 yılında velayetin değiştirilmesi davası açtığını ve bu dava neticesinde müşterek çocukların velayetlerinin davacıya verildiğini ancak müşterek çocuklar lehine iştirak nafakasına hükmedilmediğini, davalının çalıştığını ve maddi durumunun iyi olduğunu,

yine üzerine kayıtlı bir aracı bulunduğunu, davacının ise düzenli geliri bulunmadığını ve çocukların da ihtiyaçlarının da arttığını belirterek, davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına ve müşterek çocuklar için dava tarihinden itibaren aylık 400'er TL iştirak nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde; davacının lehine hükmedilen yoksulluk nafakasını ödemediğini, ailesinin desteği ile ve gündelik bulduğu işlerde çalışarak geçimini sağladığını, geçimini zorlukla sağladığı için çocukların velayetini davacı tarafa verdiğini, halihazırda asgari ücretle bir işte çalıştığını, ancak gelirinin yoksulluk nafakasının kaldırılmasını gerektirecek düzeyde olmadığını, söz konusu aracın ise kız kardeşine ait olduğunu ve bedelinin kız kardeşi tarafından ödendiğini, kendisinin istemesi üzerine aracı üzerine kayıt ettirdiğini, çocuklarının velayetini üstlenmeye hazır olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasına; davacının müşterek çocuklar için talep ettiği iştirak nafakası talebinin kısmen kabulü ile velayeti davacı babada olan müşterek çocuklar 2003 doğumlu ... için 150 TL, 2004 doğumlu .... için 125 TL'den toplam 275 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; yoksulluk nafakasının kaldırılması ve iştirak nafakası istemine ilişkindir.

TMK'nun 176/3.maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın yoksulluğun ortadan kalkması halinde, mahkeme kararıyla kaldırılması mümkündür.

Y.H.G.K nun 07.10.1988 gün ve 1998/2-656-688 sayılı ilamı ve 28.02.2007 gün ve 2007/3-84-95 sayılı ilamların da kabul edildiği gibi, yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.

Yargıtay'ın yerleşik kararlarında da; “asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması” yoksulluk nafakasının bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemektedir. (H.G.K 07.10.1998 gün ve 1998/2-656-688 sayılı kararı, 26.12.2001 gün ve 2001/2-1158-1185 sayılı kararı, 01.08.2002 gün ve 2002/2-397-339 sayılı kararı, 28.02.2007 gün ve 2007/3-84-95 sayılı kararı). Ancak, kaldırma talebi azaltma talebini de içermekte olup, bu durum nafaka miktarının indirilmesinde etken olarak dikkate alınmalıdır.

Yoksulluk durumu, günün ekonomik koşulları ile birlikte tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları değerlendirilerek takdir edilmelidir. Yoksulluk nafakası ahlaki ve sosyal düşüncelere dayanır. Onun içindir ki; bilimsel öğretide, evlilik birliğinde eşler arasında geçerli olan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğünün, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra da kısmen devamı niteliğinde olduğu belirtilmektedir. ... Turgut: Aile Hukuku 2. Cilt ... 2002.8.294)

Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma sonuçlarına göre davacının inşaat demircisi olduğu, aylık 500-1.000 TL arası geliri olduğu, babasının yanında iki kızı ile ikamet ettiği; davalının ise markette işçi olarak çalıştığı, aylık 970 TL geliri olduğu, üzerine kayıtlı 2011 model bir aracı olduğu anlaşılmaktadır.

Davalının dosya kapsamında bulunan ...kaydına göre boşanmadan sonra 05.02.2008 tarihinden itibaren çalıştığı ve 2015/07. aya ait prime esas kazancının 1.273,50 TL olduğu sabittir. Günümüz ekonomik koşullarında davalının aldığı nafaka ile geçinmesi mümkün olmadığına göre; işe girip çalışması zorunluluk arz etmektedir.

Mahkemece; davalı kadının gelirinin asgari ücret seviyesinde ve geçici nitelikte olduğu dikkate alınmadan davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılması doğru görülmemiştir.

Bundan ayrı olarak;

TMK'nın 182/2 maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.

Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olan harcamaların da dikkate alınması zorunludur.

Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir.

Somut olayda; tarafların müşterek çocukları 2003 doğumlu ... ile 2004 doğumlu ....'ün velayetlerinin boşanma neticesinde davalı anneye verildiği ve lehlerine aylık 75'er TL iştirak nafakasına hükmedildiği, ancak fiilen davacı baba yanında olmaları nedeniyle 2009 yılında açılan velayetin değiştirilmesi davası neticesinde velayetlerinin davacı babalarına verildiği ve çocuklar lehine iştirak nafakasına hükmedilmediği sabittir.

Mahkemece her ne kadar tarafların müşterek çocukları lehine aylık toplam 275 TL iştirak nafakasına hükmedilmiş ise de; yukarıda da ifade edildiği üzere tarafların güçleri nispetinde müşterek çocukların bakım ve iaşesine katkı sağlamaları gerektiğinden davalının halihazırdaki tespit edilen ekonomik durumuna göre ''yoksul'' olarak nitelendirilebileceğinden müşterek çocuklar lehine iştirak nafakası takdiri de doğru görülmemiştir.

Hal böyle olunca mahkemece; yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle davalının dosya kapsamında tespit edilen sosyal ve ekonomik durumuna göre asgari ücret seviyesinde ve geçici nitelikte olan gelirinin yoksulluk durumunu ortadan kaldırmayacağı gözetilerek yoksulluk nafakasının kaldırılmasına hükmedilemeyeceğinin gözetilmesi ve yine ''yoksul'' olan davalı kadının müşterek çocuklar için iştirak nafakası ödemesine hükmedilemeyeceği gözetilerek hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün davacı yararına HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/7296, K. 2016/8016, 24 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/7296
Karar No
2016/8016
Tarih
24 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/7296 K.2016/5891
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/7296 K.2016/8755
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/7296 K.2016/6317
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/7297 K.2016/9843
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/7297 K.2016/7481
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/7297 K.2016/9107

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.