KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/7692 E., 2017/4540 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2017
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki mirasçılıktan çıkarmaya itiraz davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle, daha önceden belirlenen 04.04.2017 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av..... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00' e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; mirasbırakan ...'nin 05.01.2012 tarihli vasiyetnamesi ile kardeşi olan müvekkilini akrabalıktan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesi ile mirasçılıktan çıkardığını, vasiyetnamede mirasçılıktan çıkarma sebebi olarak gösterilen hususların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek; mirasçılıktan çıkarma işleminin iptali ile müvekkilinin yasal miras payının geri verilmesini, olmadığı takdirde müvekkiline ait saklı payın tenkisini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; mirasçılıktan çıkarmadan yararlanan davalının, mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin varlığını ispat edemediği gerekçe gösterilerek, davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline, tenkise yönelik talepten vazgeçildiğinden bu yönde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, mirasçılıktan çıkarmanın iptali istemine ilişkindir.
TMK'nun 510/1. maddesi uyarınca, ancak saklı paylı mirasçılar mirasçılıktan çıkarılabilir. Saklı payı bulunmayan bir mirasçının mirastan çıkarılmasına ihtiyaç yoktur. Zira, saklı pay dışında kalan kısım tasarruf edilebilir kısmı teşkil eder ve vasiyet eden esasen bunun üzerinde dilediği gibi serbestçe tasarruf edebilir.
Somut olayda, mirasbırakanın kardeşi olan davacı, saklı pay sahibi değildir (TMK. Md 506). Bu durumda, mahkemece; saklı pay sahibi olmayan davacının, mirasçılıktan çıkarmanın iptalini talep ve dava etme hakkı bulunmadığı gözetilerek, davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/7692, K. 2017/4540, 4 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama