KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/7724 E., 2017/15752 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2017
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile 2009 yılında anlaşmalı olarak boşandıklarını,boşanma kararına göre müşterek çocuklar ..., ... ve ...’in velayetlerinin davalı anneye verildiğini,yine boşanma kararına göre davalıya ayda 2.000 TL,müşterek çocuklara da aylık 500’er TL nafakaya hükmedildiğini,kendisinin boşanma ilamı ve harici anlaşmaya göre söz konusu nafakaları eksiksiz hatta fazlası ile ödediğini,bu nedenle davalı tarafından ... 1.İcra Müdürlüğü’nün 2014/10145 E. sayılı dosyası ile kendisi hakkında yapılan icra takibinin haksız olduğunu ileri sürerek,davalının kendisinden alacağı bulunmadığının tespitine, davalının icrai alacağı iptaline ve kendisinin borçtan kurtarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamış;aşamalarda vekili aracılığı ile tespit edilen beyanlarında ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; ... 1.İcra Müdürlüğü’nün 2014/10145 E. sayılı icra takip dosyasında davacının davalıya 785,71 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, birikmiş nafaka alacağından borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama usulüne dair 4787 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabı ile (3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun kapsamındaki Aile Hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemelerinde görülür.
Somut olayda,menfi tespiti istenilen nafaka alacakları, Türk Medeni Kanunu’nun İkinci Kitap, Birinci Kısım, İkinci Bölümünde (TMK. m.182) düzenlenmiş olup, bu niteliği itibariyle uyuşmazlığın “Aile Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç, Aile Hukukundan (iştirak nafakası alacağı) doğduğuna göre açılan bu davanın, 4787 sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, davanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir.
Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümünde Aile Mahkemesi görevli olduğu halde, anılan yasa maddelerine aykırı olarak, genel mahkemece esasa girilip hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre,davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/7724, K. 2017/15752, 13 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama