KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/7835 E., 2017/2028 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2017
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı , tarımsal sulama abonesi olduğunu , haksız olarak 2012/3 dönemi için 31.901,20.- TL borç tahakkuk ettirildiğini , bu bedelin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı , davanın reddini istemiştir .
Mahkemece, davacının 6.475.50.TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
Anılan karar, Dairemizin, 2014/14519Esas-2015/12529Karar sayılı ve 08/07/2015 tarihli kararı ile; yetersiz, çelişkili bilirkişi raporu benimsenerek hüküm kurulduğu , yeniden bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiği gerekçeleri ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulmuş, elektrik ve ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kuruluna rapor hazırlatılmış ve davacının 18.171.35 .- TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş , hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde,Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz. ( Aleyhe bozma yasağı ).Bundan başka, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde,Yargıtay' ın (temyiz eden tarafın lehine olarak ) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık,temyiz eden tarafın,önceki (bozulan ) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez.Buna da "aleyhe hüküm verme yasağı " denir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın , önceki (bozulan ) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi ,usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir. (Prof.Dr.Baki Kuru,Hukuk Muhakemeleri Usulü,6. Baskı,Cilt ;5,2001,s; 4732 -4737)
Somut olayda; mahkemenin ilk kararında ,davacının davalıya borçlu olmadığı miktarın tespitine karar verilmiş, anılan bu karar, sadece davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemiz tarafından bozulmuştur.Bozmaya uyularak ve bozma gerekleri yerine getirildikten sonra bu defa davacının daha yüksek bedelden borçlu olmadığının tespitine hüküm verilmiştir.Oysa, önceki karar davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan o kararda hükmedilen miktar davalı yararına kazanılmış bir hak oluşturmuştur.O halde, mahkemenin, davalı yararına kazanılmış hakkı ihlal ederek, davacının ilk karardaki miktardan daha fazla borçlu olmadığının tespitine ilişkin hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/7835, K. 2017/2028, 27 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama