KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/8313 E., 2017/2367 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2017
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl dava ve birleşen davanın ayrı ayrı kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı- birleşen davacı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; taraflar arasında Şiran Noterliğinde imzalanan protokole göre davalıların murisine ait işletmenin tüm aktif ve pasiflerinin kendisine devredileceğini, bunun karşılığında kendisinin işletmenin bütün borçlarını ödeyeceğini kararlaştırdıklarını, bu kapsamda araç bedeli karşılığında 20.000 TL bedel ödediğini, ancak davalıların şirket işlerinde kullandığı kamyoneti başka bir şahsa sattıklarını belirterek, 20.000 TL 'nin ödeme tarihinden itibaern yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı- birleşen davacılar; asıl davanın reddine ve davacının protokolün gereklerini yerine getirmediğini, sözleşme gereği alacakları olan 11.000 TL ile 33.000 TL cezai şart ve 5.000 TL Şiran Tarım Kredi Kooperatifine olan borcun davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece; davacı- karşı davalı ...'ın davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile16,053,20 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı- karşı davacılardan alınarak davacı- karşı davalıya verilmesine fazlaya ilişkin kısmın reddine, davalı- karşı davacıların davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddi ile, 9.666,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı- karşı davalıdan alınarak davalı- karşı davacılara verilmesine fazlaya ilişkin kısmın reddine ve cezai şarta ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı- birleşen davacı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-) HMK'nun 166.maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür.
Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurmaktadır. Diğer bir anlatımla, asıl ve birleşen davalar birbirinden
bağımsız, müstakil davalardır. Bu nedenle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; asıl ve birleştirilen davalar için ayrı ayrı hüküm kurulmamış, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri ayrı ayrı tayin edilmemiştir (HMK. Md 297).
Hal böyle olunca, mahkemece; birleştirilen dava için ayrı hüküm kurularak yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, bu ilke gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenlerine göre davalı- birleşen davacı ... vekili ve davalı ...'ün diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/8313, K. 2017/2367, 2 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama