İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/8331 K.2016/11862

Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması-indirilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine;…

Esas2016/8331Karar2016/11862Tarih19 Ekim 2016Okuma4 dk · 802 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2016/8331 E., 2016/11862 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2016
Davacı (k.davalı)
... VEK.AV....
Davalı (k.davacı)
... VEK.AV....
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

802 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması-indirilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı ... vekili dilekçesi ile; tarafların Tire Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/01/2010 tarihli 2007/436 Esas-2010/16 Karar sayılı boşanma ilamı ile boşandıklarını, bu boşanma kararı ile müşterek çocuk lehine aylık 600 TL iştirak nafakasına hükmolunduğunu, aradan geçen 5 yıllık süre içerisinde nafakanın arttırılmadığını, ancak müşterek çocuğun ihtiyaçlarının arttığını, İzmir Fen Lisesinde başarılı bir öğrenci olduğunu, yatılı olarak eğitim gördüğünü, davalının ise villa denebilecek bir binada yaşadığını, lüks bir aracının olduğunu, sosyal medyada lüks yaşadığını dair yazı vs paylaştığını belirterek nafakanın 900 TL’ye arttırılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı karşı davacı ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile; müvekkilinin bir baba olarak üzerine düşen tüm yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kuyumcu dükkanı varken bile nafakayı ödemekte zorlandığını, boşanma sonrası bu dükkanı kapattığını, ailesinden kalan Tire’deki arsaya inşaat yapmak istediğini, ancak bu işten zarar ettiğini, İzmir’e taşınmak zorunda kaldığını, elindeki parayı tüketmiş olması nedeniyle kayınbabasının evine taşınmak zorunda kaldığını, şu anda işsiz olduğunu, küçük çocuklarına baktığını, üzerine kayıtlı taşınmaz ve araç olmadığını, yeniden evlendiği eşinin çalışmasına rağmen onun da işlerinin iyi gitmediğini belirterek asıl davanın reddi ile karşı davada; 600 TL iştirak nafakasının 150 TL'ye indirilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece özetle; müşterek çocuğun İzmir Fen Lisesinde yatılı olarak eğitim görmeye başladığı, ücretsiz yatılı imkanlarından yaralandığı, yemek ve pansiyon parası ödemediği şu hale göre müşterek çocuğun yurt dışı gezileri dışında masraflarının arttığını gösterir bir durumun bulunmadığı, tarafların boşandıktan sonra ekonomik durumlarında nafakanın arttırılması veya azaltılmasını gerektirir ciddi bir değişikliğin olmadığı davacı karşı

.../...

-2-

davalının özel okul işletmeye devam ettiği, yine davalının boşanma öncesi olduğu gibi boşanma sonrasında da dosyaya yansıyan foto vs resimler dikkate alındığında üst düzey bir yaşantı sürdürdüğü, Yargıtayın uygulamaları gereği nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerektiği savunulabilir ise de müşterek çocuğun parasız yatılı eğitim gördüğü dikkate alındığında masraflarında azalmanın bu durumu dengeleyeceği bu uygulamayı mevcut dava açısından uygulanmasını gerektirir vicdani kanaatin oluşmadığı gerekçesi ile asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı/karşı davacı ... vekilinin tüm, davacı/karşı davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;

TMK.nun 182.maddesine göre; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.

TMK.nun 330.maddesindeki düzenleme ise, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir şeklindedir.

Yukarıdaki kanun maddeleri çerçevesinde, her şeyden evvel iştirak nafakasının niteliğine değinmekte fayda vardır. Çocuğun kendisine yeterince bakılmasını talep hakkı, insan haklarının kapsamına dahildir. Bu yükümlülüğü en başta ana baba yerine getirir. Ana babanın bakma yükümlülüğünü yerine getirmesi imkansız ise, hısımlar, onların da bu görevi ifa etmemeleri haline Devlet bu yükümlülüğü yerine getirmek zorundadır. Çocukların bakım ve eğitimi geniş olarak ele alınmalıdır.

Çocuğun ruhi, fikri ve bedeni gelişmesi buna dahildir. Örneğin; çocuğun giydirilmesi, yedirilmesi, tedavisi, tahsili, mesleki terbiyesi, harçlığı için yapılacak masrafları gibi, çocuğa bakma yükümlülüğü kanundan doğar. Yükümlülük karşılıklı değildir. Sadece ana babaya aittir. Çocuk her zaman ana babasından kendisinin geçiminin sağlanmasını isteyebilir. Ana babanın boşanmış olması, evli olmamaları bu yükümlülüklerini sona erdirmez.

Boşanmaları halinde eşler çocuğa "iştirak" nafakası ödemekle yükümlüdür. (E. Ertürk, Uygulamada Nafaka Davaları, İstanbul, 2005, syf 214 vd.)

Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönecek olursak; taraflar 25.03.2010 tarihinde boşanmış olup, bu dava ile müşterek çocuk lehine 600 TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Müşterek çocuk Elvin Altıntaş 04.04.1999 doğumlu olup, iştirak nafakasına hükmedildiği tarihte 10 yaşında olup ilk okula gitmekte iken, iş bu nafakanın arttırılmasına ilişkin dava tarihinde 15 yaşında olup İzmir Fen Lisesine devam etmektedir.

Her ne kadar lisede parasız yatılı imkanından faydalanmakta ise de önceki nafaka tarihine göre çocuğun yaşının büyüdüğü dolayısıyla ihtiyaçlarının da arttığı, yukarıda anlatılan bakım yükümlülüğüne yalnızca eğitim masrafının girmeyeceğine dair açıklamalar çerçevesinde, anlaşılmaktadır. Nitekim, çocuğun giydirilmesi, yedirilmesi, tedavisi, tahsili, mesleki terbiyesi, harçlığı için yapılacak masrafları gibi, çocuğa bakma yükümlülüğü kanundan doğar.

.../...

-3-

O halde; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, anne babanın ekonomik durumlarında önceki nafaka tarihine nazaran bir değişiklik olmaması dikkate alınarak, mahkemece; aradan geçen zaman, çocuğun ihtiyaçlarının artması, nafakanın niteliği ve ekonomik göstergelerdeki değişim göz ününde bulundurularak, TMK’nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun olarak iştirak nafakasının bir miktar arttırılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yukarıdaki gerekçe ile bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, HUMK'nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Katip:H.A

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/8331, K. 2016/11862, 19 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/8331
Karar No
2016/11862
Tarih
19 Ekim 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/8332 K.2016/10715
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/8333 K.2016/4782
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/8333 K.2016/9412
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/8333 K.2016/7977
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/8333 K.2016/10573
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/8333 K.2016/11861

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.