KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/8427 E., 2017/16060 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2017
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; kendisi adına kayıtlı olduğu bildirilen ... nolu hat ile üçüncü kişileri rahatsız ettiği gerekçesiyle ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/78 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, belirtilen hattı almadığını, abonelik sözleşmesi yapmadığını,...'ye hiç gitmediğini, ancak kendisine belirtilen dosyada ceza tayin edildiğini, karar kesin olduğundan temyizin mümkün olmadığını, davalı kurumdan sorulduğunda hattın kendisi adına tahsis edildiğinin bildirildiğini ileri sürerek belirtilen ... numaralı telefon hattının kendisine ait olmadığının, bu hat ile ilgili geçmişten bugüne kendisi ile davalı arasında geçerli bir sözleşme düzenlenmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; şirketlerinin merkezi ... olduğundan yetki itirazında bulunarak, davacının ... nolu hatta ait imzalı abonelik sözleşmesinin bulunduğunu, davacının kovuşturma sürecinde aboneliğin kendisine ait olmadığının tespiti adına hiçbir delil sunmadığını, hiçbir dava ikame etmediğini, ceza verilmesinin üzerinden dört yıl geçmesini beklediğini, davacının kendisine ait olmadığını iddia ettiği hattı kullanıma kapatmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile,... nolu telefon hattı aboneliğinin davacıya ait olmadığının, bu hat nedeniyle taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında abonelik sözleşmesinin kurulmadığının tespitine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298/2. maddesinde; gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda; tefhim edilen kısa kararda, davanın kabulü ile, ... nolu telefon hattı aboneliğinin davacıya ait olmadığının, bu hat nedeniyle taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda bilirkişi raporunda söz konusu sözleşmedeki imzanın davacının eli ürünü olduğu kanaati beyan edildiği, dosya kapsamına göre davanın sübuta ermemesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, zuhulen tersi yönde kabulüne karar verildiğine hükmedilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Buna göre, mahkemece; kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre, açıklanan hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/8427, K. 2017/16060, 16 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama