KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/8502 E., 2018/209 K.·Mahkemesi : ...asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2018
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ... davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; dava konusu taşınmazın davalıların murisi ... tarafından harici satış sözleşmesiyle 20/03/2003 tarihinde 5.000 dolar karşılığında kendisine satıldığını, taşınmazdaki zilyetliğinin sözleşme tarihinden itibaren devam ettiğini, taşınmaza elma fidanları diktiğini ve elma ...larının verim çağına geldiğini, murisin vefat etmeden önde taşınmazın devrini gerçekleştirmediğini, davalı mirasçıların da tapuyu devirden kaçındıklarını, taşınmaz için izaleyi şüyu davası açtıklarını, bu dava nedeniyle tapuyu alma ümidinin kalmadığını belirterek;
fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla denkleştirici adalet ilkesi gereğince ödenen bedelin dava tarihinde ulaştığı değerin saptanması neticesinde 5.000,00 TL’nin yasal faiziyle, ayrıca elma ...larının değeri 3.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...; zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının ibraz ettiği sözleşmeyi kabul etmediklerini, taşınmazın muris ...’in babası ... adına kayıtlı olduğunu, intikallerin yapılmadığını, ancak kendi hissesi oranında satış yapabileceğini, imzanın murise ait olup olmadığının bilinmediğini, müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulamayacaklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; taraflar arasında 20/03/2003 tarihinde harici sözleşme ile 5000 dolar bedel karşılığında taşınmazın satışı için anlaşma yapıldığının teklif edilen yemin deliliyle ispatlandığı, denkleştirici adalet ilkesi gereğince paranın dava tarihi itibari ile ulaştığı değerin talep edilebileceği, başkasının tapulu taşınmazına dikilen ...ların bedeli de davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri alınabileceği gerekçesiyle bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulü ile 5.000,00 TL satış bedeli, 3.000,00 TL ... bedeli olmak üzere toplam 8.000,00 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalılar... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) ... bedeline yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iade isteminde bulunulabilmesi için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. Buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Zenginleşen, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. (TBK m.77/1)
Bunun için de, öncelikle iade borcunun kapsamı belirlenmeli, fakirleşme ve zenginleşme zamanı tespit edilmelidir.
Bu bağlamda, davacının, taşınmaza yaptığını iddia ettiği iyileştirme giderlerini sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca davalılardan isteyebilmesi için yaptığı giderlerin mal varlığından çıkmış ve davalı tarafın mal varlığına geçmiş olması gerekir.
Dosyanın incelenmesinde; dava dilekçesinde davacının taşınmazı 2003 yılından itibaren kullandığının ve zilyetliğin sözleşme tarihinden itibaren devam ettiğinin belirtildiği, dinlenen tanık beyanında da sözleşme tarihinden itibaren davacının kullanımında olduğunun ifade edildiği, böylelikle dava tarihi itibariyle taşınmazın davacının kullanımından çıkmadığı belirlenmektedirç
Hal böyle olunca mahkemece; temyize konu iş bu ... davasının açıldığı tarih itibariyle taşınmazın halen davacı tarafından kullanıldığı, davacı aleyhine davalıların sebepsiz zenginleşmedikleri nazara alınarak, davacının bu yönden davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığından bahisle, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/8502, K. 2018/209, 17 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama