KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/8624 E., 2016/11898 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2016
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl davada yoksulluk nafakasının artırılması, karşı davada yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; boşanma ilamıyla aylık 1.500,00 TL olarak belirlenen yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davacının kira ödemeye başladığını, kanser tedavisi gördüğünü, masraflarının arttığını, nafakanın ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını belirterek; yoksulluk nafakasının aylık 6.000,00 TL'ye yükseltilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müşterek çocuklarının tedavisi nedeniyle masrafları olduğunu, maddi durumunun kötüleştiğini, yoksulluk nafakasının arttırılması talebinin reddine karar verilmesini ve karşı davasında davacı-karşı davalının maddi durumunun iyi olduğunu belirterek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının aylık 2.500,00 TL'ye çıkarılmasına ve her yıl Ocak ayında ÜFE oranında artış yapılmasına, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
HMK 26.maddesinde; "Hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez" düzenlemesi yeralmaktadır.
Hakim, davacının talebi ile bağlı olup, bu talepten fazlasına karar veremez. Bunun gibi hakimin talepten başka bir şeye de hüküm vermesi yasaktır. Buna karşılık, mahkeme yapılan tahkikat sonunda gerçekleşecek duruma göre talepten noksanına hüküm verebilir.
Mahkemece, davacının talebi aşılarak takdir edilen nafakaya her yıl için resen ÜFE oranında artış belirlenmesi yasal değildir ve bu uygulama davalı-karşı davacının da aleyhine olmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/8624, K. 2016/11898, 20 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama