KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/893 E., 2016/4022 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı dava dilekçesinde; davalının babası olduğunu, giderlerinin annesi tarafından karşılandığını, üniversite öğrencisi olduğunu, babasının hiç bir şekilde yardımda bulunmadığını belirterek aylık 1.200,00 TL yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; boşandığı eşinden olan diğer çocuklarına da nafaka ödediğini, yeniden evlendiğini, bu evliliğinden de bir çocuğunun olduğunu, istenilen nafakayı ödeme imkanının olmadığını belirterek davacıya aylık 450,00 TL yardım nafakası ödemeyi kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, taraflar 10/11/2015 tarihli oturumda davacıya aylık 450,00 TL yardım nafakası ödenmesi konusunda sulh olduklarını beyan ettiklerinden tarafların duruşmadaki beyanları doğrultusunda aylık 450,00 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda hükmedilen yardım nafakasının başlangıç tarihi hükümde gösterilmemiştir. 28/11/1956 tarih ve 15 E.-15 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Buna göre, yardım nafakasına dava tarihinden itibaren hükmetmek gerekirken bu hususun kararda gösterilmemesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/893, K. 2016/4022, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama