KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/9417 E., 2016/13708 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2016
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tedbir ve iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; davalının anlaşılmaz tutumları ve tutarsız davranışlar içerisinde bulunması ve kendisini istememesi nedeniyle 3 kez kendisini evden attığını ve son olarak da 7 ay önce evden atacağını bildirmesi üzerine kardeşi ve eniştesinin kendisini baba evine götürdüklerini, baba evinde 7 aydır yaşadıklarını; evden ayrıldığından bu yana davalının kendisine ve müşterek çocuklarına hiç yardım etmediğini ve kendisinin hiç bir kusurunun bulunmadığını belirterek, kendisi için ayda 750 TL, müşterek çocuk için 300 TL olmak üzere toplam; aylık 1050 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; aralarında herhangi bir huzursuzluk olmadığı halde davacının evi terk ettiğini, kendisinin kötü alışkanlıklarının olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacı için aylık 250 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; müşterek çocuk ... için, aylık 200 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak müşterek çocuk yararına kullanılmak üzere davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; taraflar halen evli olup, davacı eş ayrı yaşamda haklılık nedeniyle kendisi ve fiilen baktığı müşterek çocuk için nafaka talebinde bulunmuş olduğuna göre; mahiyeti itibariyle talep edilen nafakalar davacı kadın ve müşterek çocuk yönünden tedbir nafakası niteliğindedir. (TMK. md.197) Buna göre, mahkemece; davacı (kadın) yönünden hükmedilen nafakanın tedbir nafakası olarak nitelendirilmesi doğru ise de; müşterek çocuk yönünden hükmedilen nafakanın iştirak nafakası olarak nitelendirilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/9417, K. 2016/13708, 30 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama